KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/4643 E., 2024/10038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1236 Esas, 2024/441 Karar
- Dava tarihi
- 15.06.2022
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/314 Esas, 2023/145 Karar
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., Erler Mahallesi 42434 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrıldığını uzun süre pasif kalınmak suretiyle taşınmaza el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrıldığını ve imar planı değişikliği ile konut alanına dönüştürüldüğünü, ancak taşınmaz üzerindeki kısıtlamanın devam ettiğini, bireysel olarak yapılaşmanın mümkün olmadığını, el atma olgusunun değişmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ..., Erler Mahallesi, 42434 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2013 yılı onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “Konut Alanı” olarak ayrıldığı, bu planın uygulamasına ilişkin 05.04.2018 tarihinde onaylanan 85272 numaralı parselasyon planının Ankara 17. İdare Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2016/5297 Esas, 2018/1150 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği imar planlarının ise ... tarafından açılan Ankara 16.İdare Mahkemesinin 2018/2373 Esas, 2020/436 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği,
yeniden yapılan 1/5000 ölçekli ... planı değişikliğinin 10.08.2021 tarihinde kesinleştiğini ve taşınmazın konut alanı kullanımında olduğu, buna dair yapılan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinin 05.07.2022 tarihinde onaylandığı ve kesinleştiği, parselasyon planı çalışmalarının devam ettiği taşınmazın zemini itibarıyla üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, bu yönüyle fiili el atmanın olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4643, K. 2024/10038, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama