KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/7602 E., 2025/1482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/514 Esas, 2023/1282 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Usulden ret
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/205 Esas, 2023/5 Karar
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise talep edilen tazminatın miktar itibarıyla kesin olduğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, süre, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup temyiz kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Belirsiz alacak davası, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını, yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde davacının asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle açabileceği dava çeşididir.
Alacak miktarı davanın başında belirli olmayıp, dava değeri olarak gösterilen miktar asgari tutar olduğundan, kural olarak belirsiz alacak davası sonucunda verilen kararın niteliği gereği temyiz yolunun açık olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece, fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak belirsiz alacak olarak talep edilen 10.000,00 TL tazminat alacağının reddine karar verilmiş olup davacı tarafça alacağın belirli hâle getirilmediği de gözetildiğinde, davalı Hazine yönünden temyize konu dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın istinafının olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7602, K. 2025/1482, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama