İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/7607 K.2025/4838

Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu tarafından gönderilen dosyada taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar…

Esas2024/7607Karar2025/4838Tarih10 Nisan 2025Okuma8 dk · 1.521 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/7607 E., 2025/4838 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Nisan 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1539 Esas, 2022/882 Karar
Karar
Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İlk derece mahkemesi
Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/220 Esas, 2021/13 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.521 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu tarafından gönderilen dosyada taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Antalya ili, ..., ...

Mahallesi kök 606 parsel sayılı taşınmazda malik olan ...’ın mirasçısı olduğunu, taşınmazın muhtelif tarihlerde imara tabi tutulduğunu ve kalan 2472 m²lik kısmın da Konyaaltı Belediye Başkanlığına hibe ettirildiğini, yapılan imar dağıtımlarında kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğini, hibe ile birlikte taşınmazdan %35'ten daha fazla kesinti yapıldığını, yapılan bu fazla kesintinin tapu kayıtlarından tamamen çıkarılarak halihazırda kavşakta kaldığını,

müvekkilinin tapu hakkının bu kavşak içerisinde zayi olduğunu belirterek muhtelif imar uygulamaları sonucunda yapılan ve imar kesintisinden aşkın şekilde yolda kalan alanının rayiç değerinin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın el atma fiilini gerçekleştiren ve kamulaştırma yapma yetkisine haiz idareye veya lehine kamulaştırma yapılabilecek özel hukuk tüzel kişisine karşı açılması gerektiğini, müvekkili idarenin dava konusu yer ile ilgili kamulaştırma yapma yetkisine haiz olmadığını, müvekkili idarenin hukuka aykırı bir eylemi de bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idarece herhangi bir şekilde fiilen el atma olmadığını, parsel üzerinde herhangi bir tasarruflarının da bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kök 606 No.lu kadastro parselinin ilk olarak 5810 m²lik kısmında, 17.09.1984 tarihli Antalya Belediyesi Encümen kararı ile imar uygulaması işlemi yapıldığını, bu imar uygulaması işleminde yasal %25 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak imar hakkının ...

Mahallesi 3802 ada 1, 2, 3, 4, 17 ile 3803 ada 9, 10 ve 11 sayılı imar parsellerinden verildiğini, sonrasında 606 No.lu kadastro parselinin 6418 m²lik kısmında 03.03.1988 tarihli Antalya Belediyesi Encümen kararı ile imar uygulaması işlemi yapıldığını, bu imar uygulaması işleminde yasal %35 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak imar hakkının ...

Mahallesi 4287 ada 6, 7, 8, 9 ile 4165 ada 1 numaralı imar parsellerinden verildiğini, 606 No.lu kadastro parselinin 45 metrelik yolda kalan 2472 m²lik kısmının ise davacının babası ...'ın vekili ... tarafından 21.10.1998 tarihli ve 8203 yevmiye numarası ile kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak müvekkili Konyaaltı Belediye Başkanlığına hibe edildiğini, imar uygulaması işlemleri hibeden önce yapıldığından yapılan hibenin imar uygulamalarında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, imar uygulaması işlemlerinde yasal kesintilerin dışında yapılan bir kesintinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı asıl davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat, birleştirilen davanın ise bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğunun kabulü ile miras bırakanın 22.11.2006 tarihinde öldüğü gözetilerek dava tarihi itibarıyla 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden birleştirilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, asıl davanın ise davacının aktif ve davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun bağıştan rücu değil muvazaalı işlem nedeniyle müvekkilinin yaptığı edimin iadesi olduğunu, bu iade işleminin tapuda iadesi imkansız olduğundan bedelin tahsili talebine ilişkin olduğunu, muvazaalı işlemin ise murisin tapusunun bir kısmının belediyeye hibe edilmesi karşılığında fazladan yapılaşma hakkı verilmesi olduğunu, bu olayın karşılıklı olarak gerçekleştiğini;

ancak üçüncü kişinin Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2003/849 Esas sayılı dosyası ile açtığı iptal davası sonucu sorunun ortaya çıktığını, İdare Mahkemesi kararı ile fazladan yapı hakkının iptal edildiğini, yani belediyenin yaptığı edimin bozulup ortadan kalktığını, bu durumun belediye lehine haksız kazanca yol açtığını, belediyenin haksız zenginleştiğini, idare mahkemesinin anılan dosyasında davalı ...

Başkanlığının mahkemeye sunduğu dilekçelerinde ödenek yetersizliği nedeniyle kamulaştırma bedeli veremeyeceği gerekçesiyle hibeye karşılık imar fazlası verdiğini kabul ettiğini, sonuç olarak davalı ...

Başkanlığının imar yolu açmak için müvekkilinin sahibi olduğu yeri yola terk ettirerek karşılığında da sahibi olduğu parsele ek inşaat hakkı vermediğini, iptal kararı uyarınca müvekkilinin yaptığı yola terk işlemi hükümsüz kalmakla Belediyenin fiilen taşınmaza el attığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma tazminatı ödemek zorunda olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, ..., ...

Mahallesi 606 parsel sayılı taşınmaz 14700 m² iken, 27.09.1984 tarihli ve 3770 sayılı Antalya Belediyesi Encümen kararına istinaden yapılan imar uygulaması sonucu 5810 m²lik kısmından 1453 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4357 m²sinin imar tahsisi ile imar parsellerine gittiği, 606 parselin imar uygulamasına dahil edilmeyen 8890 m²lik kısmından 6418 m²nin Antalya Belediye Başkanlığının 03.03.1988 tarihli ve 1078 sayılı Encümen kararına istinaden düzenleme ortaklık payı kesilerek 4178 m²sinin imar tahsisi ile imar parsellerine gittiği, dava konusu 606 parsel sayılı taşınmazın 2472 m² olarak kaldığı,

dava konusu taşınmaz ... oğlu ... adına kayıtlı iken, Konyaaltı Tapu Sicil Müdürlüğünün 15.10.1988 tarihli ve 8203 yevmiye numaralı resmi senedi ile malik ... oğlu ... tarafından Konyaaltı Belediye Başkanlığına kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak hibe edildiği ve taşınmazın ... adına tescilinin yapıldığı, bağış sözleşmesinin resmi olarak yapılmasının gerektiği, malik ... oğlu ... tarafından tapuda düzenlenen resmi senet ile hibe edildiğinden bağışın geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın hâlen ve fiilen Atatürk Caddesi üzerinde kaldığı,

davacı vekilinin asıl ve birleştirilen davada kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelin tahsili talebinde bulunduğu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için dava tarihi itibarıyla davacıların genel kural olarak tapuda malik olması gerektiği, dava konusu taşınmazın tapusunun iptal edilmediği, dava tarihi itibarıyla ve halen ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu, bu nedenle davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası açmak için aktif dava ehliyetleri bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddi ile resen gözönünde bulundurulması gereken hususlar dikkate alındığında;

aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği hâlde, asıl dava yönünden husumetten davanın reddine karar verilmesi ve birleştirilen dava kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası olmasına rağmen bağıştan rücu davası şeklinde değerlendirilerek hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan gerekçe düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 606 parsel sayılı taşınmaz 14.700,00 m² iken, 27.09.1984 tarihli ve 3770 sayılı Antalya Belediyesi Encümen kararı ve %25 düzenleme ortaklık payı kesintisi ile imar uygulamasına dahil edilerek 1.453,00 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4.357,00 m²sinin 3802 ada 1, 2, 3, 4 ve 17 parseller ile 3803 ada 9, 10, 11 parsellere gittiği,

606 parselin ilk uygulamadan arta kalan 8.890,00 m²lik kısmından 6.418,00 m²lik kısmının 03.03.1988 tarihli ve 1078 sayılı Antalya Belediyesinin Encümen kararı ve %35 düzenleme ortaklık payı kesintisi ile imar uygulamasına dahil edilerek 2.246,00 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4.172,00 m²sinin 4287 ada 6, 7, 8, 9 parseller ile 4165 ada 1 parsele gittiği,

dava konusu 606 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamalarından arta kalan 45 metrelik yolda kalan 2.472,00 m²sinin ise dava konusu taşınmaz ... oğlu ... adına kayıtlı iken Konyaaltı Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.10.1988 tarihli ve 8203 yevmiye numaralı resmi senet ile davacının murisi olan malik ... tarafından kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak Konyaaltı Belediye Başkanlığına hibe edildiği ve taşınmazın tapuda ... adına tescilinin yapıldığı,

606 sayılı kadastro parselinin Belediyeye terk edilmesi koşulu ile 2.472,00 m²lik 606 parsele ait yapı hakkının 3802 ada 1, 2, 3, 4, 17 parsellere ait yapı hakları ile birleştirilerek toplam inşaat alanının 2.548,00 m² olarak verilmesine ilişkin Konyaaltı Belediye Meclisinin 24.08.1998 tarihli ve 182 sayılı kararının Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2003/849 Esas, 2005/910 sayılı kararı ile iptal edildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde, davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından sorumlu idare de tespit edilip işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,

hatalı gerekçe ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7607, K. 2025/4838, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7607
Karar No
2025/4838
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7608 K.2025/3748
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/7613 K.2025/4885
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7616 K.2025/4387
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7619 K.2025/3892
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7623 K.2025/3543
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7626 K.2025/3867

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.