KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/7617 E., 2025/7066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2678 Esas, 2024/1111 Karar
- Dava tarihi
- 21.03.2019
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/29 Esas, 2022/148 Karar
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bitlis ili, .... ilçesi, ... köyü 42 parsel (yeni ... Mahallesi 1185 ada 81 parsel) sayılı taşınmaz davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, fiilen kullanıldığını, bu nedenle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Bitlis İl İdare Heyetinden alınan 27.07.1954 tarihli ve 153 sayılı İdare Heyeti Kararına dayanılarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemlerinin 24 Teşrinsani 1295 Sayılı İstimlak Kararnamesi hükümlerine göre Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü (Diyarbakır) tarafından yapıldığını, 221 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi 12.01.1961 olması hasebiyle dava hakkının 13.01.1963 tarihinde sona erdiğini, bu nedenlerle ilgili taşınmaz hakkında usule uygun olarak kamulaştırma yapıldığını ve bedelinin ödendiğini;
ancak ilgili taşınmazların belli bir bölümün tapuda terkin işlemi yapılmış olmasına rağmen diğer kısımların terk işlerinin yapılıp yapılmadığının açık olmadığını, bu hususun giderilmesi için geriye dönük tapu kayıtlarının Mahkemeniz aracılığıyla celbi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, el atma tarihinin tam olarak tespit edilmesi gerektiğini, kamulaştırma işlemlerinin 1956 yılı öncesinde 1954 yılında yapıldığını, yerel mahkemenin ikinci kez kamulaştırma bedeline hükmetmesinin idarenin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, dava konusu taşınmaza emsal olarak gösterilen taşınmazın açık arttırma usulü ile satışı yapılan özel bir satış olduğunu ve ticari alan içerisinde olmasından dolayı kıymet takdirinde dava konusu taşınmaza uygun bir emsal olmadığını, el atmanın 1983 yılı öncesine ait olduğu bu nedenle nispi vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare vekilince dava konusu taşınmaza 1956 tarihinden önce el atıldığı iddia edilmiş ise de dosyadaki bila tarihli Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi raporundan dava konusu taşınmaza 2009 yılından sonra el atıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, taşınmaza el atma tarihinin dosya kapsamından davalı idare tarafından gün,
ay ve yıl olarak tam olarak ispat edilemediği hususu da göz önünde bulundurularak dava konusu taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığının kabulü gerektiği kanaatiyle davalı idare vekilinin el atma tarihine ve buna bağlı olarak taşınmazın niteliği ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğine ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmediği,
dosyaya ibraz edilen kamulaştırma evraklarının incelenmesinde, tapu maliklerine kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğine dair noter tebligatları ve maliklere kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair ödeme belgeleri bulunmadığı gibi dava konusu taşınmaz maliklerinin kamulaştırmadan haberdar olduğuna veya bedeli tahsil ettiğine dair herhangi bir kabulleri de bulunmadığından davalı idare vekilinin dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığına dair istinaf isteminin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğundan emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu,
değerlendirmeye esas alınan Bitlis ili, ..... ilçesi, ...Mahallesi 540 ada 7 parsel sayılı emsal taşınmazların satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, her ne kadar daha önce emsal ve dava konusu taşınmaz arasında yüz ölçümü farklılığı ve üzerinde yapı olması nedeniyle kaldırılmış ise de emsalin üzerinde satış tarihinde yapı olmadığının anlaşıldığı,
aynı yerden intikal eden dosyalarda emsal olarak bulunabilen tüm taşınmazların yüz ölçümünün küçük olması ve ...'ın ilçe olması nedeniyle emsal bulmaktaki zorluk ve daha önce Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetiminden geçen dosyalarda metrekare fiyatları nazara alındığından aynı emsalin kullanılmasında, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazların metrekare birim fiyatının 718,47 TL olarak hesaplanmasında,
davalı kurumun sorumlu tutulmasında istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsalin uygun olmadığını, emsal incelemesinin doğru yapılmadığını, el atmanın 1983 tarihinden önce gerçekleştiğinden davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7617, K. 2025/7066, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama