KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/7636 E., 2025/5110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/17 Esas, 2021/898 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.436 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile ortaklığın açık artırma suretiyle satılarak giderilmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili, davalılar ... vd. vekili ve ... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar ... vd. vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalılar ... vd. vekili Avukat ..., yetki belgesine istinaden davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... gelmiş, diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara ili, ..., ... Mahallesinde kain 27469 ada 3 parselde kayıtlı olan taşınmaza tarafların birlikte malik olduklarını, dava konusu taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciye verildiğini ve inşaat aşamasında olduğunu, dava konusu taşınmazın taraflar arasında anlaşma yoluyla aynen taksimi veya satışının mümkün olmadığını, bu durumun taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ifasında güçlüklere sebebiyet verdiğini ve yüklenicilere karşı cezai tazminat ödemekle yükümlü olan arsa malikleri yönünden ciddi zararlara sebebiyet verdiğini bildirerek taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde; davacı dışındaki diğer arsa maliklerince hazırlanan paylaşım cetveli esas alınarak davacının diğer bağımsız bölümler üzerindeki hisselerinin davalılara arsa payları oranında devri karşılığında 6 nolu bağımsız bölümün % 50'si oranında davacı adına tescili suretiyle ortaklığın giderilmesine, bunun yerinde görülmemesi halinde her bir bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın ayrı ayrı satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.03.2015 tarihli ve 2011/1154 Esas, 2015/96 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in söz konusu kat irtifakına esas liste beyanında imzasının olmadığı, söz konusu paylaşım şeklinin davacı tarafından kabul edilmediğinden anılan taksim şekline itibar edilme imkanı bulunmadığı, her bir bağımsız bölümün ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmekle pay ve paydaş sayısı itibarıyla ivaz eklense dahi tek tek taksimlerinin mümkün olmadığından davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 04.03.2015 tarihli ve 2011/1154 Esas, 2015/96 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; taşınmaz üzerinde 21 bağımsız bölüm olduğu ve hissedarlardan bir kısmının elbirliği mülkiyetine sahip olup 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) açısından bunlara tek bağımsız bölüm tahsis edilebilmesinin mümkün olup olmadığı, bu hususta uzman bilirkişilerden ayrıntılı ve doyurucu bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda bulunan bağımsız bölüm sayısı ve hissedarların sayısı değerlendirildiğinde her bir hissedara bir bağımsız bölüm isabet etmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilemeyeceği, taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bir taksim sözleşmesi niteliğinde olmadığı ve hükme esas alınamayacağı, taraflar arasında elbirliğiyle mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğünün bulunmadığı ve taşınmazların aynen ve ifraz suretiyle taksiminin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18 ve 19 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazların ortaklığının açık artırma suretiyle satılarak giderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... vd. vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; açık artırma suretiyle satışa konu bağımsız bölümlerden 14, 15 ve 19 nolu bağımsız bölümlerin, davalı arsa malikleri ile yüklenici ... Ltd.
Şti. arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciye özgülendiği gibi Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/458 Esas, 2020/772 Karar sayılı kararı ile 14, 15 ve 19 nolu bağımsız bölümleri yüklenicinin hak etmiş olduğu, satışına karar verilen bağımsız bölümlerden 14, 15 ve 19 nolu bağımsız bölümlerin çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini, reddine karar verilen taşınmazlar yönünden dava tarihi olan 2011 yılındaki duruma göre dava açılıp buna dair işlemler yapıldığından bahse konu dairelerin dava sürecinde el değiştirmiş olmasında davacının herhangi bir işlemi ya da kusuru olmadığı,
mahkemece bu yönde karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekir iken söz konusu bağımsız bölümler için davanın reddine karar verilip, masraf ve vekâlet ücretlerinden sorumlu tutulmalarının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.
2. Davalılar ... vd.vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında, taraflar arasındaki kök arsadan gelen ortaklığın, bağımsız bölümlerinin aynen taksimi yoluyla ortaklığın giderilebileceği tespit edilmiş, davacının kök arsadaki hissesine bir bağımsız bölüm isabet etmeyeceği ve sadece önceki hissesiyle bir bağımsız bölümün 1/2'si oranında mülkiyet sahibi olabileceğinden hareketle, bu bağımsız bölümün satışı suretiyle üzerindeki ortaklığın giderilebileceği yolunda görüş bildirildiği,
ancak mahkemece, geçerli bir gerekçe de gösterilmeksizin teknik bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek tüm bağımsız bölümlerin satılmak suretiyle üzerindeki ortaklığın giderilmesine karar verildiği, alınan raporda davacının kök arsadaki hissesine; ancak 1/2 oranında bağımsız bölümün isabet edebileceğinden hareketle, tüm davalılar arasındaki ortak iradeye istinaden sadece 6 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki davacının 1/2 mülkiyetiyle oluşacak ortaklığın, sadece bu bağımsız bölüm satılmak suretiyle giderilebileceği tespit ve rapor edildiği,
davacıya tam bir bağımsız bölüm isabet etmemesi sebebiyle 11 adet bağımsız bölümün satışına karar verilmesi adalet inancının açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... Tic. Ltd. Şti temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; açık artırma suretiyle satışa konu bağımsız bölümlerden 14, 15 ve 19 nolu bağımsız bölümlerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve mahkeme kararları ile yüklenici şirkete ait olduğu sabit iken mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle satışına karar verilen bağımsız bölümlerden 14, 15 ve 19 nolu bağımsız bölümlerin çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 634 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine göre, kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan gayrimenkulde ortaklığın giderilmesi istenemez. Ancak, bağımsız bölümlerdeki ortaklığın giderilmesi istenebilir. Somut olayda; 27469 ada 3 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı tesis edildiği ve dava konusu bağımsız bölümlerin müşterek mülkiyet hükümlerine göre taraflar adına kayıtlı olduğu; farklı bir ifadeyle, tarafların kayden paydaş oldukları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kat irtifakı tesis edilmiş ve bağımsız bölüm olarak tapuya tescilli olan dava konusu taşınmazlarda ortaklığın giderilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.
3. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar veya ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
4. 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.
5. Dava konusu taşınmazın UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolünde satışına karar verilen 14 nolu bağımsız bölümün tapu kaydında davacının hissesinin kalmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydı getirtilerek, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi hükmü uyarınca davacının payını devrettiği kişi veya kişiler saptanmalı, payı devralan üçüncü kişinin devreden davacının yerine geçerek davaya devam edebileceği hususu göz önüne alınarak taraf teşkili de denetlenmek suretiyle bir karar verilmelidir.
6. Kabule göre; davacının hissesinin bulunmadığı 14 nolu bağımsız bölüm yönünden satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, dava konusu taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydı getirtilerek davacının hissesinin bulunduğu bağımsız bölümlerin belirlenmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekili, davalılar ... vd. vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. temsilcinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalılar ... vd. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... vd.ye ödenmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7636, K. 2025/5110, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama