KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/8011 E., 2025/10212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2664 Esas, 2024/820 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/161 Esas, 2023/224 Karar
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi 103 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare lehine yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin fahiş olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğu, alınan bilirkişi raporlarının hatalı değerlendirmeler içerdiğini ileri sürmüştür.
3.Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğu, alınan bilirkişi raporlarının hatalı değerlendirmeler içerdiğini ileri sürmüştür.
4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğu, bilirkişi raporlarına itirazlarının ek raporlarda dikkate alınmadığı, hatalı değerlendirmeler içeren ek rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın arsa vasfında olmasına göre, yerel mahkemece 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre davaya konu yerin değerinin belirlenmesine yönelik bilirkişi kurulunca yapılan tespit ve hesaplamalar sonucunda tanzim edilen 21.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu,
akabinde alınan ek rapor içerikleri ile kamulaştırma bedeli belirlenirken yerel mahkemenin ilk kararını istinaf etmeyen davalılar yönünden davacı idare yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine riayet edilmesinde, yine Mahkemenin ilk kararında ağaç bedelleri hiç dikkate alınmamakla, ağaç bedelleri yönünden davacı idare lehine usuli kazanılmış hak söz konusu olmayacağından ağaç bedellerinin tüm davalılara verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı,
01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
3.Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararın da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8011, K. 2025/10212, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama