KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/8280 E., 2025/5382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1044 Esas, 2024/977 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/267 Esas, 2022/111 Karar
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Bursa ili, ..., ... Mahallesi eski 160 parsel, 280 parsel ve 3567 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırmasız el atılması nedeniyle belirlenecek taşınmaz bedellerinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek, 5.100,00 TL olan maktu vekâlet ücretinin yarısı 2.550,00 TL iken, 500,00 TL’ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren de üç aylık süre içerisinde yenileme yapılmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği,
dava 2942 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesi gereğince 04.11.1983 tarihinden önce davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın dava konusu taşınmaza el atıldığı iddiasına dayalı olarak açılmış ve hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrası.
"Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez" şeklinde olup eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL üzerinden açıldığı, ön inceleme aşamasında taraflarca takip edilmemesi üzerine işlemden kaldırıldığı ve üç aylık süre içinde yenilenmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılması hâlinde hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin maktu olduğu noktasında ihtilaf bulunmadığı,
eldeki davada el atma tarihinin 04.11.1983 öncesinde olduğu kabul edildiğinde hükmedilecek vekâlet ücretinin maktu olduğu; ancak davacı tarafından harcı tamamlanarak talebin artırılmaması hâlinde hükmedilecek vekâlet ücretinin yine talep edilen miktarı geçmemesi gerektiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 nci maddesindeki düzenleme genel bir kural olup sadece tarifenin üçüncü kısmına tabi uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı, davacı tarafından talep konusu yapılan dava değerinin 1.000,00 TL olduğu ve ön inceleme tutanağı imzalanmadığından yarısı olan 500,00 TL vekâlet ücreti takdir edilmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından,
davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hâlinde davalı idare lehine hükmedilecek vekâlet ücreti hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin davanın açılmamış sayılması hâlinde hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin özel düzenleme ihtiva eden 7 nci maddesi "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret"i düzenlemekte olup bu maddede "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde belirtilmiştir.
Her ne kadar bu maddede hükmedilen vekâlet ücretinin kabul ve reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiş ise de bu hükmün tarifenin üçüncü kısmında düzenlenen işin esasına ilişkin verilen kararlarda hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin olduğu, tarifenin 7 nci maddesinde özel olarak düzenlenen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararları kapsamadığı anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının (4) numaralı bendinde yer alan “(1.000,00 TL)" ve “500,00 TL” ibareleri hükümden çıkarılarak yerlerine sırasıyla “(5.100,00 TL)” ve “2.550,00 TL” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8280, K. 2025/5382, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama