KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/8308 E., 2025/4843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2596 Esas, 2024/826 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/83 Esas, 2022/156 Karar
Karar Metni
1.564 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Kocaeli Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 217 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Kocaeli Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece takdir edilen bedel çok düşük olup taşınmazın rayiç değerinin çok altında kaldığını savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Kocaeli Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu, Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi içerisinde alım satımı yapılan taşınmazların dava tarihi itibarıyla ortalama 2.000,00 TL/m² değerinde olduğunu, emsalin uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın emsalden çok daha değerli olduğunu, dava konusu taşınmaz ve emsalin karşılaştırılmasında hatalı puanlama yapıldığını, emlak vergi değerleri dikkate alındığında dava konusu taşınmazın 5,71 kat daha değerli olması gerektiğini,
dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan 222 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 13.07.2016 tarihli satışının emsal olarak incelenmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaza 300 metre mesafede olan ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan kamulaştırma kararı ile Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/17 Esas sayılı dosyasına ilişkin ek raporda hatalı değerlendirme yapıldığını, Suadiye Mahallesi 3061 parsel sayı taşınmaz için 2017 tarihinde belirlenen değer dikkate alındığında dava konusu taşınmaza düşük değer biçildiğini, Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/54 Esas, Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/115 Esas,
Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/71 Esas sayılı dosyasında mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedeline ilave olarak ödeme yaparak istinaf yoluna başvurulmaması için anlaştıklarını, bu anlaşmaya konu taşınmazlar da Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer almakta olup dava taşınmazla benzer olduklarını, bu hususun dahi belirlenen bedelin düşük olduğunu gösterdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama hatası yapıldığını, kamulaştırma bedelinin 32.507.00 TL eksik hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazla ilgili belediye yazı cevabına göre taşınmazın 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında organize sanayi bölgesinde kaldığı, Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sanayi alanı ve idari tesis alanında kaldığı, Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında arsa vasfında kabul edilerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda somut emsal olarak kabul edilen Ş.
Uzunbey Kumlaçiftliği Mahallesi 420 ada 1 parsel olup taşınmazın akit tarihi itibarıyla imar parsel niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın da düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olmasından dolayı düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmamış olması yerinde olup somut emsalin akit tarihi itibarıyla emlak vergisine esas birim değeri dikkate alınarak dava konusu taşınmazın somut emsalden 1,14 kat daha değerli olduğu yönündeki mukayese ve belirlenen metrekare birim fiyatının Bölge Adliye Mahkemesi uygulamalarıyla uyumlu olduğu,
dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/16 Esas sayılı dosyasında incelenen Arslanbey Mahallesi, 2829 ve 2831 parsel sayılı taşınmazlar için metrekare birim fiyatı 2016 yılı itibarıyla 146,00 TL olarak tespit edilmiş olup, bu tespite davalı vatandaşın temyiz edilmesi neticesi Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/11604 Esas, 2021/7468 karar sayılı kararı ile onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının davalılar vekilinin iddia ettiği gibi düşük bir rakam olmadığı kanaatine varılmış,
Ş.Uzunbey Mahallesi 682 ada 2 parsel sayılı taşınmaz için m² birim fiyatı 955,00 TL, 2021/645 Esas sayılı dosyasında incelenen Ş.Uzunbey Mahallesi 680 ada 1 parsel ve 681 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için m² birim fiyatı 968,00 TL, 2020/858 Esas sayılı dosyasında incelenen Ş.Uzunbey Mahallesi 426 parsel sayılı taşınmaz için m² birim fiyatı 955,00 TL tespit edilmiş olup, bu parselle ilgili verilen karar Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2020/11153 Esas, 2021/7975 Karar sayılı kararı ile onandığı,
2021/1288 Esas sayılı dosyasında inceleme konusu olan Kocaeli ili, ... ilçesi, Ş.Uzunbey Mahallesi 682 ada 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar için m² birim fiyatı 2019 yılı itibarıyla 955,00 TL olarak belirlenmiş ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2022/15695 Esas, 2023/5938 Karar sayılı ilamı ile onandığı, dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmaz arasındaki mukayese oranı ile vergi rayiçlerinin uyumlu olduğu, söz konusu bedelin daha evvel yakın bölgelerde tespit edilen m² birim fiyatlarıyla karşılaştırılmasında uyumlu olduğu,
neticeten bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin usul ve kanuna uygun hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz denetiminden geçtiği belirtilen taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın farklı özelliklere sahip olduğunu, bu taşınmazlar için emlak vergi değerlerinin dahi karşılaştırılmadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı görmezden gelinerek kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası için yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, enflasyon nedeniyle uğranılan zararlar da gözetilmek suretiyle faize hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın piyasada oluşan dava tarihindeki değeri ile karar tarihindeki değeri arasında en az 5 kat fark bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun.
“Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılar ... vd. vekilinin 11.06.2024 tarihli temyiz dilekçesindeki;
faize ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmelidir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun "Onama kararına" ve "3 No.lu Değerlendirme görüşüne" bu yönüyle (faize ilişkin olarak) katılmıyoruz. 10.04.2025
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8308, K. 2025/4843, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama