KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/8380 E., 2025/5696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/509 Esas, 2024/482 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/365 Esas, 2022/494 Karar
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 27607 ada 3 parsel sayılı taşınmazda murisleri ... adına hisseler bulunduğunu, taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak planlandığını, imar planı yapıldıktan sonra iş bu taşınmaza geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın fiilen el atılmış olduğunu ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın imar planına uygun olarak değil, belediye tarafından fiilen yol olarak kullanılmakta olduğunu, bakanlığın dava konusu taşınmaza fiili el atmasının bulunmadığını, dava konusu alana ilişkin olarak yapılan imar uygulaması hakkında idarelerinin görüşü alınmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarafından dava konusu parselde herhangi bir yol çalışması yapılmadığını, parselde bulunan yolların bölgede imar planları yapılmadan önce gecekondulaşma zamanında 2009 yılı öncesinde açılmış doğal yollar olduğunu, parselin bir kısmındaki doğal yolun geçici bir kullanım olup, İlkokul Alanına tahsis edildiği amaca uygun olarak belediye tarafından daimi ve kalıcı sahiplenmek amaç ve kastıyla her hangi bir fiili el atma yapılmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idarelerden tahsili ile taşınmazın tapusunun iptaline, davalı idareler adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı kurum tarafından fiili el atmanın bulunmadığını, imar planını yapan ilgili Belediyeye husumetin yöneltilmesi gerektiğini, imar planı yapılması sırasında görüşlerinin alınmadığını, hükmedilen bedelin fahiş belirlendiğini, taşınmazın dava tarihindeki değil el atma tarihindeki özelliklerine göre değer tespitinin gerektiğini, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'ndaki açık düzenlemeye rağmen başvurma ve karar harcı, vekâlet ve keşif harçlarından sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Belediyeye ait olmadığını, imar planında okul alanı olarak ayrılan yerin sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğunu, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atmalarının bulunmadığını, değer tespitinde seçilen emsalin emsal olma özelliğine sahip olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz mukayesesinin doğru yapılmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı içerisinde İlköğretim Okulu olarak planlı olduğu, taşınmazın bir kısmına ara arter niteliğinde yol yapılmak suretiyle davalı ... tarafından fiilen el atıldığı, fiilen el atılan kısım için sorumluluğun davalı ...
Başkanlığına ait olduğu, fiilen el atılan kısım dışındaki yer için ... tarafından taşınmazın imar planında ayrılış amacına uygun olarak makul sure içerisinde kamulaştırma yapılmadığı, bu nedenle bu kısım için de davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, bu kısım için sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı; ancak infazda tereddüt yaratacak şekilde tescil hükmü kurulması,
04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, fiili el atma nedeniyle davalı ...
Belediyesi yönünden harcın nispi alınması gerekirken maktu alınmasının hatalı olduğu, davalı ... vekilinin istinafına istinaden hukuki el atma nedeniyle MEB aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş,
yine davalı kurumlar yönünden sorumlu oldukları tazminat miktarlarına göre vekâlet ücreti takdiri yerine toplam tazminat üzerinden tek nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Ek Madde 4'te sadece harçların maktu olacağı düzenlendiğinden nispi vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası. “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları.
"09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan ve proje bütünlüğü gereği bedeline hükmedilen taşınmaz yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm , davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekâlet ücretine ilişkin (10) numaralı bendinde yer alan "17.900,00 " sayısının çıkarılması, yerine " 120.765,14 " sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8380, K. 2025/5696, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama