KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9341 E., 2025/2088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2672 Esas, 2023/2572 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ereğli (Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/192 Esas, 2023/218 Karar
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince yapılan çalışma sonucu yüzölçümünün düzeltilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ..., ... Mahallesi 1221 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 22.255,00 m² iken satın alındığını, ancak taşınmazın yüzölçümünün 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince yapılan çalışma sonucu 17.031,20 m² olarak düzeltildiğini, düzeltme işlemine karşı açılan davanın Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/78 Esas, 2022/970 Karar sayılı kararı ile rededildiğini, kararın istinaf edilmeksizin 11.08.2022 tarihinde kesinleştiğini, eksilen yüzölçüm bedelinin 11.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın kadastro haritasında değişiklik bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğun söz konusu olmadığını, 10 yıllık zamanaşımı süresinin de tapu sicilinde hatanın yapıldığı tarihten başlayacağını zamanaşımı süresinin de dolduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kurulunun doğru oluşturulmadığını, gerçek değerin hesaplanmadığını, taraflarınca sunulan emsallerin değerlendirilmediğini, konumu itibarıyla değerli olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, davaya konu alacak miktarının tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; metrekare değerinin yüksek belirlendiğini, taşınmazın arsa vasfında olmadığını, düzeltme işleminin yapıldığı tarihe göre hesaplamaların yapılması gerektiğini, tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, kadastro haritasında yanlışlık bulunmadığını, vekâlet ücretinin maktu hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun olduğunu, davacıya ait parselin yüzölçümünün kadastro sırasında fazla miktarlı olarak tespit edilip, bu haliyle tapuya tescil edilmesi ve sonrasında bu hatalı işlemin düzetilmesi ile davacının tapulu parselinin yüzölçümünün azaldığını, şu hale göre davacının zararının oluştuğu ve bu zararın tazminini 4721 sayılı Kanun'un 1007 inci maddesi uyarınca Devletten isteyebileceğinin kabulü gerektiğini,
her ne kadar davalı tarafça tapuda kayıtlı taşınmazın yüzölçümünde 2016/2 Sayılı Genelgeye göre düzenlenen Düzeltme Formu gereğince Tapu Müdürlüğünce yapılan düzeltme nedeniyle tapu kaydına işlenmesi ile doğacağından, zarar hesabı da düzeltme işleminin yapıldığı tarihe göre yapılması gerektiği iddia edilip Dairenin emsal ilamı sunulmuş ise de somut olayda davacının 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan uygulama ile yüzölçümü azalmış olması nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesine dava açtığı ve verilen bu karar ile düzeltme işleminin kesinleştiği, bu halde somut olayda; davacı adına kayıtlı olan Konya ili, ..., ...
Mahallesi 1221 ada 3 parsel sayılı davaya konu taşınmazın düzeltme öncesi yüzölçümü 22.225,00 m² iken 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi sonrası parsel yüzölçümünün 17.031,20 m² olarak değiştiği, Ereğli (Konya) Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzeltme işleminin iptaline ilişkin açılan 2020/78 Esas sayılı dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde Mahkeme tarafından söz konusu düzeltme işleminin hukuka uygun olduğu kanaatiyle davanın reddi yönünde karar verdiği ve iş bu kararın 11.08.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Hal böyle iken, düzeltme işleminin 11.08.2022 tarihinde kesinleşmiş olması sebebiyle bu tarih itibarıyla taşınmazın değerinin tespitinin uygun olduğu görülmekle itirazın yersiz olduğunu, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın, en son 12.07.2018 tarihinde satış işlemi ve birleştirme yoluyla davacı tarafından satın alındığı, Ereğli Kadastro Müdürlüğünün Teknik Hatalar Düzeltme Formu ve Düzeltme Kararına göre taşınmazın 22.255,00 m² olan yüzölçümünün geçmişte yapılan hesaplama hatası nedeniyle, hatalı olarak tespit edildiği, yüzölçümünün koordinat değerlerine göre yeniden hesaplanması sonucu yüzölçümünün 17.031,20 m² olarak düzeltilmesine karar verildiği, düzeltme işlemine karşı açılan davanın Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/78 Esas, 2022/970 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, kararın istinaf edilmeksizin 11.08.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 02.09.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak gerçek değerinin biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, tazminat bedeli üzerinden davacı yararına nispi vekâlet ücretinin hüküm altına alınması da yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Tapu kaydında yer alan takyidatın hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına karar verilmemesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2.Kamu düzeni gereğince temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Tapu kaydında yer alan takyidatın hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacıdan alınan harcın Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9341, K. 2025/2088, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama