KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9421 E., 2025/4848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2280 Esas, 2023/791 Karar
- Karar
- Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/325 Esas, 2022/393 Karar
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine, davalı ... (AYEDAŞ) yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı AYEDAŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine, davalı AYEDAŞ yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı AYEDAŞ vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... 24 ada 4 parsel sayılı taşınmaz müvekkillerinin murisi adına kayıtlı iken davacılara intikal ettiğini, davalı idarelerce dava konusu taşınmaza trafo dağıtım merkezi, dağıtım binası ve pilon yeri olarak 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı AYEDAŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; enerji nakil hakkı ve trafonun müvekkili şirketin özelleştirme tarihi olan 2013 yılından çok önce inşa edildiğini, söz konusu trafonun müvekkili şirkete ait olmayıp kamu yararı gerektiğinden İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından kullanıldığını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parsel üzerinden müvekkili idareye ait herhangi bir enerji iletim hattının geçmediğini, dava konusu parsel üzerinde hukuki veya filli bir el atmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine, davalı AYEDAŞ yönünden kısmen kabulü ile davacılar payına düşen 6.000,00 TL el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı AYEDAŞ’tan alınarak davacılara payları oranında verilmesine, bakiye 766.292,00 TL yönünden davasının açılmamış sayılmasına, davacının fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı AYEDAŞ vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verildiği hâlde, tescil yönünden bir karar verilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı AYEDAŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı ile ilgili etkinlikler kamu hizmeti olup davaya konu taşınmaz üzerindeki enerji nakil hattı için 23.06.2008 tarihli ve 21/367 sayı ile kamulaştırma yapılmış olup enerji nakil hattının, müvekkili şirketin özelleştirme tarihi olan 2013 yılından önce inşa edildiğini, söz konusu trafonun mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olmadığını, kamu yararı gerektirdiği için müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, ...
Genel Müdürlüğü ile müvekkili şirket arasında yapılan işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca dağıtım tesislerinin mülkiyetinin ve mülkiyetten gayri ayni haklardan doğan idari ve hukuki ihtilafların ... Genel Müdürlüğüne devredildiğini, mülkiyeti ... Genel Müdürlüğüne ait trafo merkezi ile ilgili her türlü talebin muhatabının ...
Genel Müdürlüğü olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere trafo binasının dava konusu taşınmazda değil komşu 38 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğunu, kararın açık ve anlaşılır olmadığını, istinaf yolunun açık olup olmadığının dahi kararın içeriğinden anlaşılamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin taleple bağlı kalınarak davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığından husumetin doğru yöneltildiği anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş;
ancak bedeline hükmedildiği hâlde, taşınmazın el atılan kısmındaki davacı paylarının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı AYEDAŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı AYEDAŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı AYEDAŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Koordinatları aynı sistemde olmak üzere (ED50, IRTF...) kamulaştırma krokileri temin edildikten sonra, kamulaştırma krokileri çakıştırılarak etrafı duvarla çevrilmek suretiyle el atılan 1.293,82 m² yerin 23.06.1988 tarihli ve 21-367 sayılı karar ile kamulaştırılan 1164 m² yer içinde olup olmadığı yönünde fen bilirkişisinden ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğu gibi;
aynı yerde kaldığının tespiti hâlinde dava konusu taşınmazın ilk tesis tarihinden itibaren malikleri, edinme tarih ve sebepleri gösterilmek suretiyle tüm tedavüllerini içerir okunaklı tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilmeden ve kamulaştırma noter tebliğini alanlar ile davacılar veya bayileri arasında hukuki ilişki var ise bu hususu gösterir veraset ilâmı, satış akdi vs. tüm belgeler taraflardan sorulup dosya arasına alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir.
4. Kabule göre de davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi ile 776.292,00 TL talep edilmiş ise de ıslah harcının yatırılmadığı anlaşılmakla, bakiye 766.292,00 TL yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı AYEDAŞ vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı AYEDAŞ'tan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9421, K. 2025/4848, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama