KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9529 E., 2025/6043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1961 Esas, 2024/1941 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/5 Esas, 2023/206 Karar
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ..., ... ve ... haricindeki davacılar payları yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; ..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacılar ..., ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 21250 ada 1 parsel sayılı taşınmaz imar planında ortaokul alanı olarak planlanmış olduğundan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, yeterli emsal incelemesi yapılmadığını, m² değerinin yüksek belirlendiğini, husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini, değer tespitinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na aykırı olduğunu, ıslahtan faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin 1990 tarihinde onaylı imar planında “Ortaokul Alanı” olarak ayrıldığı, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği, taşınmaza fiili el atma olgusu gerçekleşmemiş olsa dahi imar planlarının onay tarihi dikkate alındığında makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmış olup,
arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip faizi ile davalı idareden tahsiline dair kararda yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş, ancak; taşınmazın paydaşlarınca açılan dava sonucu Dairemize intikal eden Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/28 Esas, 2023/68 Karar sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmaza Ocak 2022 değerlendirme tarihi itibarıyla kök raporda belirlenen 2.100,00 TL/m² birim bedelin Dairenin 2023/1393 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu,
iş bu eldeki dosyada ise dava konusu taşınmaza Ocak 2022 (aynı) değerlendirme tarihi itibarıyla ek raporda 2.400,00 TL/m² birim bedel belirlendiği ve hükme esas alındığı dikkate alındığında, güçlü delil niteliğindeki bedel gözetildiğinde, dava konusu taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla sözü edilen paydaş dosyada saptanan bedelden fazla ve taşınmazla emsalin vergi değerlerinin aynı olduğu gözetilmeden ve gerekçesi açıklanmadan değerlendirme yapıldığı,
paydaş dosya değerleri ile yeknesaklık sağlanması gerektiği de gözetilerek açıklanması hususunda ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek taşınmazın bedelinin yeniden tespiti için raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulundan Dairece alınan ek raporda, paydaş dosyalar da dikkate alınarak dava tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim bedelinin 2.100,00 TL, toplam bedelin 3.787.039,20 TL olarak saptandığı,
ek raporda belirlenen 2.100, 00 TL/m² birim bedelin taşınmazın konumu, durumu, vergiye esas rayiç değerleri ve aynı taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan davalarda belirlenen miktarlar ile uyumlu olduğu ve hükme esas alınabileceğine kanaat getirilmiş toplam 3.787.039,20 TL bedelin tahsiline hükmedilmesi gerektiğinden, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarı ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyası da gözetilerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Bir kısım davalılar murisi tapu maliki ... taşınmazda 533/23172 oranında paydaş olup, mirasçıları bir kısım davalıların, murise tam pay ile mirasçı oldukları ve murisinin 533/23172 payı karşılığına hükmedildiği hâlde, hüküm fıkrasında maddi hata sonucu 533/92688 payın iptaline karar verilmesi hatalı ise de muris mirasçıları davalılar yönünden hükmün kesin olması nedeniyle bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.
4. Davalı idare vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da, vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ..., ... Ve ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... , ... Ve ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9529, K. 2025/6043, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama