KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9697 E., 2025/5714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/314 Esas, 2024/1080 Karar
- Karar
- Esastan ret/Düzeliteler yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/121 Esas, 2021/325 Karar
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ile davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalılar ... vd. yönünden esastan reddine, davacı idare vekili yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 6124 parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğünün Sazlıdere Projesi İnşaatı nedeniyle idarece kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin yatırıldığını ve o tarihteki tapu kayıt malikine noter tebligatları çekildiğini ve taşınmaz maliklerince Çatalca 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/464 Esas ve Çatalca 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/4 Esas numaralı dosyaları ile müvekkili idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını, mahkeme sonucu hükmedilen bedelin de ödendiğini, tapu kayıt maliklerince ferağ işlemi yapılmadığından taşınmazın idare adına tescil edilemediğini ileri sürerek 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi gereğince taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; aradan uzun yıllar geçtiği için davalıların hangi taşınmazların kamulaştırıldığını hatırlayamadıklarını, 1994-1996 yıllarında bazı parseller için bedel artırım davası açılması konusunda avukata vekâlet verildiğini davalıların hatırladığını, ancak parsel numarasını hatırlamadıklarını, geçen süre içinde davalıların ferağ vermeye davet edilmediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davalılar aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
2. Davalılar ..., ... ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul ettikleri yönünde beyanda bulunarak,haklarında vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar ... v.d vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idareye vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, aksi yönde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki belgelerden; tapu kaydı malikleri davalılar ile murislerinin davadan önce tapuda ferağ için davet edilmedikleri, ancak davalı ... ve davalılardan ..., ... ve ...'ün ilk duruşmadan önce dilekçe ibraz ederek davayı kabul ettiklerini bildirdikleri, bu davalılar yönünden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu sonucuna varılmakla adı geçen davalılar yönünden davacı idare vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediği,
ne var ki davayı kabul etmeyen davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemiş olması ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde tescil hükmü kurulması doğru görülmediğinden, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;davayı kabul ettiği halde aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 inci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin koşulları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmüştür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Davalı ... ilk duruşmadan önce dilekçe ibraz ederek davayı kabul ettiğini bildirdiği halde aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir..
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde yazılı ''...'' isminin hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9697, K. 2025/5714, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama