KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9712 E., 2025/4748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/816 Esas, 2024/1316 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/972 Esas, 2024/54 Karar
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 192 ada 47 ve 51 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara ilişkin acele kamulaştırma davası açıldığını, müteakiben kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili davasının açıldığını, ancak tespit edilen bedelin süresi içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığı hususu gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazların tarla vasfında değerlendirilerek bedel tespitinin de gelir yöntemine göre yapılması gerektiğini ve tespit edilecek tazminat bedelinden acele kamulaştırma dosyasında depo edilen bedelin mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara ilişkin acele kamulaştırma davası açıldığını, müteakiben kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili davasının açıldığını, ancak tespit edilen bedelin süresi içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığı hususu gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, kuru tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini,
taşınmazların değerinin tespitinde esas alınan emsal taşınmazların gereği gibi irdelenmediğini, bilirkişi raporunda emsal taşınmazın emlak vergi beyan değeri hakkında herhangi bir açıklama bulunmadığını, bilirkişi raporunda tespit edilen değerin taşınmazların gerçek bedelinin ve yöredeki rayiç bedellerin çok üzerinde olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazlara mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve Kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın emlak metrekare rayiç değerlerinin doğru orantılı olduğu, taşınmazların bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, böylece İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 192 ada 47 ve 51 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9712, K. 2025/4748, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama