KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9927 E., 2025/7995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3238 Esas, 2024/1179 Karar
- Dava tarihi
- 22.11.2021
- Karar
- Davacı vekili
- İlk derece mahkemesi
- Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/580 Esas, 2022/208 Karar
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Giresun ili, .... ilçesi, ... (...) Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirmek suretiyle fiilen el atıldığını belirterek irtifak hakkı karşılığının, davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın tapu kaydında mevcut kesinleşmeyen mahkeme kararı şerhi kapsamında Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/283 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, aynı dava konusu taşınmaza, aynı davalı tarafça el atıldığından bahisle tazminat talebinde bulunulduğu, dava konusunun aynı hat ( 3x3/0 AGW iletkenli ...-...
Enerji Nakil Hattı) olduğu, savunma kapsamında eldeki dosya kapsamı belgelerinden Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/888 Esas sayılı dosyası ile Trabzon 2. Noterliğinden temin edilen tebliğ mazbatasının incelendiği, mahkemece eldeki dosya ile aynı metrekareler üzerinden yapılan tespitler ile 23.05.2019 tarihli ve 2018/283 Esas, 2019/760 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiği,
kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edildiği Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığının 31.01.2020 tarihli ve 2019/4737 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılarak davanın hak düşürücü süre yönünden reddine kesin olmak üzere karar verildiği, 31.01.2020 tarihinde kararın kesinleştirildiği görüldüğü, aynı davanın daha önce Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/283 Esas, 2019/760 Karar sayılı dosyası ile görüldüğü,
yargı yolu denetimi ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesi Başkanlığının 31.01.2020 tarihli ve 2019/4737 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile kesin olmak üzere davanın reddi yönünde yeniden hüküm tesis edildiği bu kapsamda aynı dava hakkında kesin hüküm bulunmasına rağmen yeniden ikame edildiği anlaşılmakla davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/283 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının 30 günlük hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle usulden reddedildiğinden kesin hüküm nedeniyle ikinci davanın reddinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9927, K. 2025/7995, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama