KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/10404 E., 2025/11179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/340 Esas, 2025/831 Karar
- Karar
- Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/211 Esas, 2023/186 Karar
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalı idare vekilinin davacılar ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmekle, bu durumda davacılar vekilinin de işbu davacılar yönünden katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmadığından davacılar vekilinin de davacılar ... ve ... yönünden katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedarı olduğu ... ili, ..., Mahallesi ... ada 74 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından asfalt ve stabilize yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza fiili el atmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat isteminin kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara tapudaki hisseleri oranında verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen değerin çok yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, taşınmaza fiilen el atılmayan kısımların tazminata konu edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın bir kısmının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol alanında kaldığı ve bu alana davalı ... tarafından asfalt ve stabilize yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı sabit olup 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin tespitinin doğru olduğu,
bir kısmına fiilen el atılan taşınmazın proje bütünlüğü kapsamında tamamına fiilen el atıldığı kabul edilerek davacı tarafın taşınmazdaki payı nispetinde belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak kamu düzeni gereğince resen yapılan incelemede, nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp harç yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz, davacılar vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, tazminat bedeline Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında " kısmen sosyal tesis alanı, kısmen konut alanı, kısmen yol, park ve otopark " alanı olarak ayrılan taşınmazın 219,94 m2lik kısmına davalı idarece asfalt ve stabilize yol yapılmak suretiyle fiilen el atılmaya başlanıldığı gözetildiğinde, proje bütünlüğü ilkesi ve imar planında " konut alanında " kalan kısmına müstakil inşaat yapılmasına izin verilmeyeceğine dair davalı belediyenin cevabi yazısı dikkate alınarak davacıların payları oranında tamamının bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; A. Taraf Vekillerinin Davacılar ... ve ...'ya İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Taraf Vekillerinin Davacı ...'ya İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10404, K. 2025/11179, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama