KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/107 E., 2025/11262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/430 Esas, 2020/29 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... Mahallesi .... (yeni ... ada 6) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.06.2012 tarihli ve 2009/725 Esas, 2012/406 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 05.06.2012 tarihli ve 2009/725 Esas, 2012/406 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; taşınmazın sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilip (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), kaynaktan alınan suyun taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi,
bu hususların bulunmaması halinde taşınmazın kuru arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara,
Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekarda zeytin veriminin genelde ortalama 400-500 kg civarında olduğu gözetilerek ülke genelinde geçerli ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 500 kg verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması yerinde olmadığından bilirkişi kurulu raporunda değerlendirmeye alınan zeytinin 2009 yılı itibariyle sulu ve kuru şartlarda ayrı ayrı ortalama toptan satış fiyatına ve dekar başına üretim giderine (masrafları oluşturan kalemler ayrı ayrı yazılmak suretiyle) ilişkin veri listesinin tarım ve orman ilçe müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden
eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmadığından kapitalizasyon oranı sulu arazilerde %5, kuru arazilerde %6 olarak uygulanması gerekirken %3 olarak uygulayan rapora dayanılarak hüküm kurularak fazla bedele hükmedilmesi ve taşınmazın ilçe ve belde merkezleri ile anayola yakınlığı gibi nedenler tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en çok %25 objektif artışa neden olabileceği düşünülmeden %40 oranında objektif artış uygulayan bilirkişi raporuna göre fazla bedele hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda objektif değer artışı hatalı uygulandığını, bedelin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; m² değerinin düşük hesaplandığını, objektif değer artışının çelişkili olarak belirlendiğini, taşınmaza arsa olarak değer biçilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1960/5 Karar sayılı ve 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı ilâmlarında açıklandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay tarafından verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince, bilirkişi kurulu raporunda değerlendirmeye alınan zeytinin 2009 yılı itibariyle sulu ve kuru şartlarda ayrı ayrı ortalama toptan satış fiyatına ve dekar başına üretim giderine (masrafları oluşturan kalemler ayrı ayrı yazılmak suretiyle) ilişkin veri listesinin tarım ve orman ilçe müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek,
taşınmazın ilçe ve belde merkezleri ile anayola yakınlığı gibi nedenler tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en çok %25 objektif artışa neden olabileceği kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği ve bozma kararına Mahkemece uyulduğu halde, 2009 yılına ait veriler getirtilmeden ve objektif değer artış oranının %100 oranında kabul edilerek kamulaştırma bedelinin tespiti doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/107, K. 2025/11262, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama