İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/10848 K.2025/17451

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan…

Esas2025/10848Karar2025/17451Tarih16 Aralık 2025Okuma10 dk · 2.049 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2025/10848 E., 2025/17451 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2025
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2583 Esas, 2025/1061 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/135 Esas, 2023/79 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.049 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. köyü, .. mevkii 2160 ada, 38 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmaları kaydıyla, ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına Sakarya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından yapılan kamulaştırma öncesi kıymet takdir raporunda belirlenen tutarı kabul etmediklerini, öncelikle buna itiraz ettiklerini, dava konusu taşınmazın , üzerinde ki ağaç, bitki ve yapıların değeri hesaplanırken gayrimenkul alanında konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak fiyat değerlendirmesi yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu taşınmazın, üzerinde ki ağaç, bitki ve yapıların bilirkişi liğinde mahkemece keşfi yapıldıktan sonra düzenlenecek kıymet takdir raporuna beyan ve itirazlarının saklı tutulmak kaydıyla gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı kurum tarafından yapılan kıymet takdiri çok eski tarihli olduğunu, bu tarihten sonra ülkede çok yüksek bir devalüasyon olduğunu ve tüm ürünlerin bedelinin 3-4 kat artış gösterdiğini, verilen fiyat devalüasyon öncesine ait olup taşınmazın güncel değeri belirlenirken devalüasyon artışı da ayrıca gözönünde bulundurulması gerektiğini, yaşanan ekonomik gelişmeler ile taşınmazın konumu itibari ile değeri davacı tarafın teklif ettiği değerin çok çok üzerinde olup sayın mahkemenin bu hususları özellikle göz önünde bulundurmasını,

yapılacak yargılama neticesinde toplanan deliller muvacehesinde davacı tarafın sunduğu teklifteki bedelin çok düşük olduğunun anlaşılacağını, taşınmazın sayın mahkemece belirlenecek değer üzerinden kamulaştırılmasına karar verilmesini aksi halde davanın reddini talep etmiştir.

3.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından yapılan kıymet taktiri çok eski tarihli olduğunu, bu tarihten sonra ülkede çok yüksek bir devalüasyon olduğunu ve tüm ürünlerin bedelinin 3-4 kat artış gösterdiğini, verilen fiyat devalüasyon öncesine ait olup taşınmazın güncel değeri belirlenirken devalüasyon artışı da ayrıca gözönünde bulundurulması gerektiğini, yaşanan ekonomik gelişmeler ile taşınmazın konumu itibari ile değeri davacı tarafın teklif ettiği değerin çok çok üzerinde olup sayın mahkemenin bu hususları özellikle göz önünde bulundurmasını,

yapılacak yargılama neticesinde toplanan deliller muvacehesinde davacı tarafın sunduğu teklifteki bedelin çok düşük olduğunun anlaşılacağını, taşınmazın sayın mahkemece belirlenecek değer üzerinden kamulaştırılmasına karar verilmesini aksi hâlde, davanın reddini talep etmiştir.

4.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından yapılan kıymet taktiri çok eski tarihli olduğunu, bu tarihten sonra ülkede çok yüksek bir devalüasyon olduğunu ve tüm ürünlerin bedelinin 3-4 kat artış gösterdiğini, verilen fiyat devalüasyon öncesine ait olup taşınmazın güncel değeri belirlenirken devalüasyon artışı da ayrıca gözönünde bulundurulması gerektiğini, yaşanan ekonomik gelişmeler ile taşınmazın konumu itibari ile değeri davacı tarafın teklif ettiği değerin çok çok üzerinde olup sayın mahkemenin bu hususları özellikle göz önünde bulundurmasını,

yapılacak yargılama neticesinde toplanan deliller muvacehesinde davacı tarafın sunduğu teklifteki bedelin çok düşük olduğunun anlaşılacağını, taşınmazın sayın mahkemece belirlenecek değer üzerinden kamulaştırılmasına karar verilmesini aksi hâlde, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hükmettiği bedelin yüksek olduğunu, müvekkil idarenin oluşturmuş olduğu kıymet takdir komisyonu tarafından davalı tarafa teklif edilen bedel ile sayın bilirkişilerce tespit edilerek yerel mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelleri arasında ciddi bir fark bulunduğunu, müvekkil idarece dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin üzerindeki değer tespitinin tarafların kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tarla vasfındayken mahkemece arsa vasfında değerlendirilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,

esasen tarla olduğu yapılan keşif esnasında görülen ve bilirkişilerce de malum olan ulaşımın mümkün olmadığı alanların belediyenin cevabı yazısına istinaden arsa olarak değerlendirilmesinin müvekkilin telafisi mümkün olmayacak şekilde mağduriyetine neden olduğunu, emsal nitelikteki Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın belediyenin hizmetlerinden faydalanmıyor oluşuna ek olarak çevresinin meskun bulunmaması,

bu ve bunun gibi hususlar sebebiyle tarla niteliğinde değerlendirilmesi gerekirken arsa vasfında değerlendirilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırma davalarında değer tespiti yapılırken vatandaşın mülkiyet hakkına riayet edilirken kamu imkanlarını kullanan idarelerin gereksiz kamulaştırma yükü altına girmelerinin de önlenmesinin amaçlandığını, müvekkil idarenin kamunun asla öngörülmeyen ve öngörülemeyecek olan kamulaştırma yükü altında kalmasına engel olunarak, vatandaş devlet dengesinin gözetilmesini talep ettiklerini beyan ederek,

ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde talepleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, konumu ve taşıdığı özellikleri sebebiyle de emsal olarak gösterilen satışların gerçek değeri yansıtmadığını, bilirkişilerce objektif değer artış oranına ilişkin değerleme yapılmadan taşınmazın değerinin belirlendiğini, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen hususlara riayet edilmediğini, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, bu sebeple yeni bir heyet oluşturularak ve belirtilen hususlara riayet edilerek yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini,

yine kamulaştırma bedeline en yüksek mevduat faizi işletilmediğinden kararın kaldırılması gerektiğini, aynı yerde kamulaştırma yapılan parseller arasında yan yana olan parsellerin bile metrekare birim fiyatları arasında çok büyük farklılıklar bulunduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalılar ... vd. vekili asıl ve ek istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarının gerçeğe yakın dahi olmayan tespitler içerdiğini ve aynı zamanda taşınmazın gerçek değerini ortaya koyacak verilere de dayanmadığını, bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin belirlendiği tarih 25.02.2022 olarak belirtilmiş olup davaya dayanak teşkil eden kamu yararı tarihi göz ardı edilerek hesaplamalar yapıldığını, ... belediyesinden gelen cevap yazısında müvekkile ait taşınmazın iş bu davaya esas kamu yararı kararından önce organize sanayi bölgesi parseli olarak belirlendiğinin açıkça belli olduğunu,

organize sanayi alanında kalan taşınmaz satışlarının emsal olarak alınması gerektiğini, bir an için müvekkile ait taşınmazın kamu yararı kararından önce organize sanayi alanına alınmadığını kabul edilse dahi taşınmazın değerine etki edecek unsurlar saptanırken hatalar yapıldığını, müvekkile ait taşınmaza değer katacak hususların dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından, verdikleri emsalin neden dikkate alınmadığına ilişkin olarak hiçbir gerekçe gösterilmediğini, 2022/83 Esas,

2023/69 Karar sayılı 05.04.2023 tarihli ve 01.08.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile ''04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkranın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE karar verildiğini,

yapılan yeni düzenleme ile müvekkiller açısından devlet kamu gücü ile mülkiyet hakkının ortadan kaldırıldığı kamulaştırma işlemi dolayısı ile içinde bulundukları enflasyonist dönem itibarıyla kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedeline yasal faiz yerine mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda eksik hususların tamamlatılarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini,

tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, hal böyle iken emsal gösterilen satışların taşınmazların gerçek değerini ortaya koymak açısından düşük kaldığını, emsaller açısından yapılan değerlendirmenin yeterli olmadığını, Yargıtay kararlarında dikkate alınan kriterleri taşımadığını düşündüklerini, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza ilişkin objektif değer oranı hesaplanmadan yapılan değer tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereği taşınmazın bedelinin değerinin tespitinin yapılmasının gerekmekte olduğunu, ...

Belediyesinden gelen müzekkere cevabında davaya konu taşınmazın organize sanayi bölgesi alanında yer aldığı, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faizin Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline en yüksek mevduat faiz işletilmediği için kararın bozulmasını talep ettiklerini, dava tarihinden sonra yaşanan enflasyon ve fiyat artışları nedeniyle müvekkillerinin gayrimenkulleri için tespit edilen bedelin yetersiz kaldığını,

güncel değerleri konusunda bilirkişilerden ek raporlarında bu durumu hiç değerlendirmemiş olduklarından ve kamulaştırma yapılan parseller arasında yan yana olan parsellerde bile metrekare birim fiyatlarında aralarında çok büyük farklılıkların olması nedeniyle yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olmasından kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.

Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan;“İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas,

2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda; bir kısım davalı tarafın, Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalılardan ... vd. ile ... vd. vekillerinin “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, adı geçen davalılar yönünden.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.

Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine, adı geçen davalılar yönüyle açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 16.12.2025

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10848, K. 2025/17451, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10848
Karar No
2025/17451
Tarih
16 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/10849 K.2025/17656
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/10850 K.2025/17646
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/10853 K.2025/17045
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/10854 K.2025/17647
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/10859 K.2025/17641
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10861 K.2025/17346

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.