KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/11238 E., 2025/14750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/991 Esas, 2025/721 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/716 Esas, 2022/917 Karar
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 52... ve 34 parsel, 1 99... parsel, 2 18... ve 61 parsel ile 2 20... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 10.12.2021 tarihinden karar tarihi olan 09.08.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma prosedürü yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazların gerçek değerinin altında kaldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, yapı bedelinin eksik ve hatalı hesaplandığını, yapılara değer biçilirken hakkaniyet gereği 2022 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetvelinin esas alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki kapama özellik gösteren meyve ağaçlarına kaim değer metoduna göre; üzerindeki yapılara ise belirlenen sınıfına göre resmi birim fiyatı üzerinden yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde, rapordaki hesaplama hatalarının resen düzeltilerek hüküm tesisinde, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği,
davalı tapu kayıt maliklerinin uzlaşma görüşmelerine davet edilmediği ileri sürülmüş ise de cevap dilekçesinde bu yönde bir itirazda bulunulmadığı, sulh olma ihtimalinin bulunmadığının bildirildiği, esasa ilişkin beyanda bulunulduğu anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmediği;
ancak, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği gözetilerek tespit edilen kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazların üzerindeki yapıların değeri tespit edilirken yaşları ile uyumsuz olacak şekilde yıpranma payı kesintisi yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; tespit edilen kamulaştırma bedeline gerçek enflasyon rakamları oranında faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, baraj kamulaştırması nedeniyle insanların tüm yaşam alanının ve hatıralarının yok olduğunu, sosyal hukuk devleti kapsamında ayrıca bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki meyve ağaçlarına kaim değer metoduna göre; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrası (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11238, K. 2025/14750, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama