KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/11286 E., 2025/14782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1910 Esas, 2025/995 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/821 Esas, 2023/507 Karar
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Edirne ili, ..., ... köyü 109 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak tespitine itiraz ettiklerini, taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda münavebeli ürünlerin, ürün giderlerinin düşük, üretim miktarlarının ve satış bedellerinin yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının % 5 olarak uygulanması ve objektif değer artışı uygulanmaması gerektiğini, taşınmaz üzerindeki muhdesat hesaplamasını kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazdaki geçit hakkı nedeniyle verilen değer kaybı oranının düşük olduğunu ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı idare lehine de vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama ile belirlenen taşınmazın metrekare birim değerinin kabulü mümkün olmadığını, kapitalizasyon faizinin %3 olması gerektiğini, taşınmazın köyün genişlediği bölgede kalmakta olup arsa vasfında bulunduğunu, taşınmazın yol hizmetinden faydalandığını, % 300 objektif değer artışı uygulanması, münavebeye bu bölgede yetişen kavun, karpuz gibi ürünler alınması ve bu şekilde hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uygulama imar planı kapsamında kalmadığı için arazi niteliğinde bulunan taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak zeminine ve yaş, cins ve verim durumuna göre üzerindeki ağaçlara, muhtesata ise birim fiyatlarına göre değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi ek raporunda taşınmazda artezyen kuyusu bulunduğu ve buradan sulandığı, münavebeye alınan ürünlerin resmi ürün çizelgesinde sulu koşullardaki verilerine göre değerlendirme yapıldığı,
maliyet hesabında sulama giderlerinin hesaba katıldığının açıkça belirtildiği, bu rapor ile resmi verilerin, münavebeye alınan ürünlerin de yörenin münavebe sistemi ile uyumlu olduğu, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde bulunduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, tapu kaydındaki geçit hakkının yüzölçümü ve geometrik şekline göre bu hak için belirlenen değer düşüklüğü oranında bir isabetsizlik bulunmadığı,
böylece kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11286, K. 2025/14782, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama