KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1261 E., 2025/11599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1733 Esas, 2023/1891 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/170 Esas, 2022/590 Karar
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .... ili, ..., .... Mahallesi .... ada 104 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmazın 5.627,16 m²lik kısmının acele el konulmasına karar verildiğini, acele el koyma dosyasında belirlenen bedelin taşınmazın gerçek bedelinin çok altında kaldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre 6 aylık makul sürenin hatta 1 yıllık sürenin geçtiğini, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasını bugüne kadar açmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 275.000,00 TL'lik bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... Mahallesi ... ada 104 parselde kayıtlı taşınmazın 5.627,16 m²lik kısmı hakkında Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/259 D.
İş sayılı dosyası ile 2942 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi gereğince acele el koyma davası açıldığını, bilirkişi raporunda tespit edilen kamulaştırma bedelinin toplam 139.047,12 TL olarak, 28.02.2020 tarihinde Vakıfbank/... şubesine depo edildiğini Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2021/282 Karar sayılı kararla acele el koyma kararı verildiğini, müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından kamulaştırmasız el atma davasının hukuki şartlarının oluşmadığını, acele kamulaştırma ve el koyma kararından sonra,
müvekkili idarenin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan tespit ve tescil davası açması için tanınan makul sürenin geçmediğini, dava konusu taşınmaz hakkında açılan acele kamulaştırma dosyasında tespit edilen bedelin pay sahipleri adına banka hesaplarına yatırıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat isteminin kabulüne, tespit edilen bedelden acele el koyma dosyasında bloke edilen bedel düşülerek bakiye kısmın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idareye ve yasal yollara başvurulmadan dava açılmasının hatalı olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, taşınmaza acele el koyma kararına göre el atıldığını, bedelin yüksek belirlendiğini, münavebe ürünlerinin verim ve fiyat miktarının yüksek, üretim giderlerinin düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artış oranının hatalı alındığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ve objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, değerlendirmeye esas alınan ürün verilerinin yörenin münavebe sistemine uygun ve resmi verilerle uyumlu olduğu, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş, maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ilave etmek suretiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalı idare tarafından açılan acele el koyma dosyasında dava konusu taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, makul süre geçtiği hâlde idare tarafından bedel tespit ve tescil davası açılmadığı gözetilerek arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesi ve tespit edilen bedelden acele el koyma dosyasında ödenen bedel mahsup edildikten sonra bakiye bedelin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi isabetlidir.
3.Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra acele el konulmasına karar verilmiştir. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası. “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları.
"09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden somut dosyamızda 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından nispi harca hükmedilmesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1261, K. 2025/11599, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama