KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1317 E., 2025/11707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/855 Esas, 2024/2014 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/407 Esas, 2023/88 Karar
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... köyü 111 ada 86 parsel (ifraz öncesi 111 ada 72 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna uyularak yerel mahkemece verilen kararın kabul edilebilir olmadığını, dava konusu 111 ada 86 parselin (ifrazdan önce 72 parsel) kamulaştırılmasından arta kalan arazide %40 değer azalışı hesaplanmasına rağmen değer artışının %10 olarak hesaplandığını, daha önce yolu olmayan bir taşınmazın yola cepheli hale gelmesi sebebiyle oluşacak değer artışının %30'dan az olmaması gerektiğini,
bu nedenle dava konusu taşınmazın değeri hesaplanırken değer azalışının aksine daha önce yolu olmayan ve kamulaştırma işlemi sonucu yola kavuşacak bir taşınmazdan arta kalan arazide yalnızca değer artışının hesaplanmasının gerekmekte olduğunu, değer artışını ortadan kaldırmak için arta kalan arazi için değer azalışı verilmesinin kabul edilemez olduğunu, arta kalan arazide değer artışı olması halinde bunun hesaplanmasının gerekmekte olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2014/20421 Esas,
2014/30460 Karar sayılı içtihadının "Kamulastırmasız el atılarak kısmen yol haline dönüstürülen dava konusu tasınmazın önceden yola cepheli olup olmadıgı arastırılarak, yola cephesi olmadıgının tespiti halinde tasınmazın el atmadan arta kalan ve fen bilirkisi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 8.745,93 m²lik kısmı ile (C) harfi ile gösterilen 6.349,15 m²lik kısımlarında yola cepheli hale geldiginden deger artısı olacağı gözetilerek bu hususta bilirkisi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
doğru görülmemiştir." hükmü ile bozulduğunu, bilirkişi heyetinin Yargıtay içtihadına uygun rapor düzenlemesinin gerekmekte olduğunu, sunmuş oldukları itirazlarının yerel mahkemece kabul edilmeden dosyanın karara çıkarıldığını, bu nedenle eksik inceleme sonucu verilen kararın taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kapsamlı araştırma ve ölçüm yapılmadan hesaplanan ve hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak verilen kararı kabul etmediklerini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden kanuna aykırı görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1317, K. 2025/11707, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama