KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1370 E., 2025/11606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2356 Esas, 2024/3092 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/481 Esas, 2023/374 Karar
Karar Metni
1.304 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 602 (ifrazen .. ada 624 parsel) ve ... ada 604 (ifrazen ... ada 626) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, objektif değer artış oranının yüksek belirlendiğini, münavebeye alınan ürünlerin gerçeği yansıtmadığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçelerinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, net gelir hesabında Sincan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 2018 yılına ait üretim giderleri verileri kullanılarak dava tarihine endekslendiğini, dava konusu 158 Ada 602 parsel içerisinde bulunan Sondaj kuyusunun yalnızca açılma maliyetinin hesaplandığını, sondaj kuyusu bulunmasının taşınmazın değerini arttırdığının göz önüne alınmadığını, dava konusu taşınmazların şehirleşmenin hemen yanında arsa değeri olan taşınmazlar olduğunu, fiyatların düşük alındığını, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini,
kamulaştırmadan arta kalan alanda su kuyusunun bulunmayacak olması da dikkate alındığında belirlenen değer azalış oranının düşük olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, d osya içerisine celp edilen .... İlçe Tarım’dan gönderilen resmi veriler dikkate alındığında dava konusu taşınmazlar münavebeye esas olarak alınan domates ürününün üretim miktarının 3500kg, biber ürününün üretim miktarının 1000 kg alınması doğru ise de, bedel tespiti ve tescil davalarında değerlendirme dava tarihinde yapılması gerektiğinden yazıya ekli 2022 ...
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden bildirilen giderler ve fiyatlar esas alınarak değerinin yeniden tespiti ve dava konusu 158 ada 624 parsel sayılı taşınmazda kısmi kamulaştırmadan arta kalan 2861,87 m2 lik bölümünün yüzölçümü, geometrik şekil ve makineli tarıma elverişliliği dikkate alındığında taşınmazın bu bölümünde yüzde 30 dan az olmayacak şekilde değer kaybı olacağı gözetilerek bu kısımda değer kaybı hesaplanması hususlarında bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, alınan ek raporda Dairece belirtilen resmi veriler ışığında taşınmazların metrekare birim bedelinin 271,56 TL,
%100 objektif değer artışıyla birlikte 543,12 TL/ m² birim bedel olduğu, dava konusu ... ili, ..., ...
Mahallesi 158 ada 624 parsel için kamulaştırma bedelinin 1.098,502,77 TL, fark bloke bedelin 682.836,69 TL olduğu, 158 ada 626 parsel için kamulaştırma bedelinin 27.574,20 TL, fark bloke bedelin 14.332,37 TL olduğu anlaşıldığından davacı idare vekiline, 158 ada 624 parsel sayılı taşınmaz için 682.836,69 TL, 158 ada 626 parsel için 14.332,37 TL fark kamulaştırma bedellerinin hesaba bloke edilerek dekontun dosyaya ibraz edildiği gözetilerek belirlenen kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazlardaki davalı paylarının iptali ile idare adına tapuya tesciline,
01.08.2023 tarih ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 gün ve 2022/83-2023/69 sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde,
tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verildiğinden Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının gerekçesinde de kamulaştırma bedelinin dava tarihi esas alınarak belirlenmesinin doğru olmadığı ve bu belirlemenin daha sonraki bir tarihe göre yapılması gerektiğine dair bir ifade bulunmadığından kamulaştırma bedelinin davanın açıldığı tarihteki değerine göre belirlenmesi hususunun yasal zorunluluk olduğu belirtilerek Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararında Anayasanın 153 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince iptal hükmünün belirli bir süre erteleneceği
yönünde de bir hüküm bulunmadığı gibi Anayasanın 153 üncü maddesinde “iptal kararları geriye yürümez” hükmü iptal kararlarının kesinleşen işlemlere etki etmeyeceği anlamında olup, elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda “geriye yürümeme” kuralı uygulanamayacağı gibi taraflar arasında kararlaştırılmış daha yüksek akdi faiz oranı da bulunmadığından göre kamulaştırma bedeline,
dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulaması gerektiği kabul edilerek suretiyle kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedele enflasyon farkı oranında faize hükmedilmesi gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, Bölge Adliye Mahkemesince ek rapor alınarak objektif değer artış oranının ilavesi ile bulunan m² birim bedeli üzerinden kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
“Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin (1) numaralı alt bendindeki “19.08.2022 dava tarihinden” ibareleri hükümden çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “20.12.2022 tarihinden” ibarelerinin yazılması ve "kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "yasal" kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz istenildiğinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1370, K. 2025/11606, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama