KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1584 E., 2025/12621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2825 Esas, 2024/2473 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Baykan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/998 Esas, 2023/65 Karar
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırında kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda geçen Kadastro Mahkemesinin 2019/38 Esas sayılı dava dosyasının dava konusu parselle ilgisi olmadığını, taşınmazda mülkiyet ihtilafının bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Hasımlı köyü 1 01... parselin ... Kadastro Mahkemesinin 2019/38 Esas, 2022/3 Karar sayılı dosyasıyla davalı olduğu, Mahkemece karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın hala Yargıtay'da olduğu, kesinleşmediği, derdest olduğu, dava konusu taşınmazın ... Kadastro Mahkemesinde dava devam ederken davacının 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında tazminat davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi kararının doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olması, kamu düzenine aykırı bir durumun da tespit edilememesi karşısında davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1584, K. 2025/12621, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama