KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1717 E., 2025/11081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/6168 Esas, 2024/4490 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/146 Esas, 2024/201 Karar
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi .... ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları kamu yararı kararına dayanan ve idaremizin yürütmekle zorunlu olduğu davalardan olduğunu, ödenek yetersizliği nedeniyle kamulaştırma bedeli Mahkemece belirlenen sürelerde yatırılamamış ise de ödenek yetersizliği giderildikten sonra idarenin kamulaştırma bedelini bankaya depo ettiğini, idarece yürütülen yol yapım hizmetinin kamu hizmeti olduğu, süreklilik arz ettiği ve davaya konu yolun yapılması kamunun yararına olduğu hususları birlikte gözetildiğinde;
davanın reddedilmesinin öncelikle usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini, ayrıca gecikmesine neden olunan projenin kamuya yükleyeceği ek külfetler ve davanın mahiyeti de göz önünde bulundurularak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idarenin usulüne uygun verilen sürelere riayet etmediğini, karardan sonra bloke edilen bedelin sonucu değiştiremeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hata bulunmadığını belirterek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu beyanlarını tekrar ederek müvekkili idare tarafından depo bedeli yatırıldığından kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline usulüne uygun süre verildiği, verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, davacı idare vekilinin süresinden sonra 02.08.2024 tarihinde istinaf aşamasında bedeli depo ettiği ve davalı tarafında süresinde yapılmayan blokeyi kabul etmediği yönündeki beyanı gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile ilgili hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1717, K. 2025/11081, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama