KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2109 E., 2025/12941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/4650 Esas, 2024/3781 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ..., Mahallesi 780 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.02.2024 tarihli dilekçe ile taraflar arasında uzlaşma sağlandığı, dava konusu taşınmazın davacı idareye devri ve tapuda tescili ile terkin işlemlerinin gerçekleştirildiği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açıldıktan sonra uzlaşma sağlanmasının kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceğinden davalılar lehine vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece kurum aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında ön inceleme duruşması yapılmadan karar verilmesine rağmen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesine aykırı karar verildiğini ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davanın kamulaştırma davası olduğu, kamulaştırma davasını açanın idare olduğu, dava açıldıktan sonra uzlaşma yoluna gidildiği, ancak bu davanın açılmasına davalılar sebebiyet vermediğinden dava konusuz kaldığından maktu vekâlet ücreti verilmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Buna karşın, davanın ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1 maddesi uyarınca tarife hükümleriyle belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi yerinde değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2109, K. 2025/12941, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama