KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2141 E., 2025/12037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/337 Esas, 2024/421 Karar
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesine dayanan tazminat istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... köyü,....Mevki 707 parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı olduğunu, malikin ölmesi sonucu taşınmazda davacıların hak sahibi olduğunu, taşınmazın kadastro çalışmalarında orman sınırları içerisinde yer aldığının tespit edildiğini, Orman Genel Müdürlüğü tarafından Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/15 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, davacıların taşınmazdaki mülkiyet haklarının ihlal edildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/596 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların maliki bulunduğu .... ili, ..., .... köyü, .... Mevki 707 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisine ait iken evveliyatının orman olduğu gerekçesi ile Orman Genel Müdürlüğüne izafeten .... Orman İşletme Müdürlüğü tarafından tapu iptali tescil davası açıldığını, açılan davanın derdest olduğunu bildirerek, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 10.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
3. Birleştirilen Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/285 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hisseli olarak maliki bulundukları .... ili, ..., .... köyü 707 parsel sayılı taşınmaz evveliyatın orman olduğu gerekçesiyle Orman Genel Müdürlüğü tarafından tapu iptali ve tescil davası açıldığını ve taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek orman vasfıyla davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, kararın kesinleştiğini, taşınmazda davacıların hisselerinin iptali nedeniyle ıslahla talep edilmeyen kısımlar yönünden toplam 87.240,00 TL tazminatın tapu iptalinin kesinleştiği tarih olan 11.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı ve husumet itirazları bulunduğunu beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2017/556 Esas, 2021/172 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/673 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktarı veya her paydaş için değeri 107.090,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz, bu nedenle asıl dava davacılarından ... ile birleştirilen davaların tüm davacıları yönünden, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmiş, asıl dava davacıları ..., ..., ...,
... ve ... yönünden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince.
Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının incelemesinde; dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş;
ancak Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerekirken tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak değer belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2023 tarihli ve 2022/327 Esas 2023/275 Karar sayılı kararı ile asıl dava davacıları ...,.... , ..., ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve 17.07.2023 tarihli ek karar ile de asıl dava davacısı.....lehine vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar, taraflara yüklenen borçların genişletilmesi niteliğinde olduğundan, talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ilişkin 17.07.2023 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığı hâlde, asıl dava davacılarından ... ile birleştirilen davaların tüm davacıları yönünden paylarına düşen bedellerin kesin olduğu gerekçesiyle infazı zorlaştıracak şekilde yeniden karar verilmemesinin hatalı olduğundan, bozma sonrası davalı Hazine lehine reddedilen miktar üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama safahatinde kesinleştirme işlemi yapılan ve hatta tazminat ödemeleri de gerçekleşen bir kısım davacılar lehine tekrar tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yeniden tazminat ödenmesine karar verilmesi yerine olsa olsa karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceğini, hükme esas bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Bozma kararı öncesinde verilen hükümle asıl ve birleştirilen davalarda bir kısım davacılarn paylarına düşen bedellerin kesin olması nedeniyle davalı Hazine tarafından ödemelerin yapıldığı gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2141, K. 2025/12037, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama