KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2277 E., 2025/12800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2004 Esas, 2024/3306 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/574 Esas, 2023/114 Karar
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle tapu iptal ve tescil mümkün olmaması halinde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in 01.09.1972 tarihinde satın alma yoluyla hissedarı olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1915 parsel sayılı taşınmazın belediyeden imar durumu öğrenilmek istenildiğinde, taşınmazın yüzölçümünün kadastro çalışmaları sırasında küçüldüğünün bilgisi verildiğini, mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiğini ileri sürerek küçülen hisse yönünden tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kabul edilmediği takdirde uğranılan zararın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu iptal ve tescil isteminin davalı idareye yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla eldeki davada 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağı, sürenin başlangıç tarihinin taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğü, mülkiyet kaybının yaşandığı tarih olacağı, dava konusu taşınmazın tahdit ve tespitlerinin 30.06.1957 tarihinde yapıldığı, taşınmazdaki düzeltme işleminin ise 01.05.2003 tarihinde 4289 yevmiye numaralı işlemle yapıldığı dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığı, davalı tarafça süresinde zamanaşımı definde bulunulduğu gerekçesiyle tazminat talebinin zamanaşımından reddine, tapu iptal ve tescil talebinin ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkına dayanılarak açılan eldeki davanın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2277, K. 2025/12800, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama