KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2415 E., 2025/11905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/134 Esas, 2024/346 Karar
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davaların davacıları vekili dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 319 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki davacı payının bedele dönüştürüldüğünü, imar uygulaması işleminin davacıya tebliğ edilmediğini, herhangi bir ödemenin de yapılmadığını ve payına çok düşük bedel takdir edildiğini, pay karşılığının çevredeki rayiçlere göre artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait hissenin bedele dönüştürüldüğünü, bedele dönüştürme işleminin her ne kadar işlem tarihinde davacı tarafa tebliğ edilmemiş ise de taraflar arasında yapılan yazışmalar ile davacının bedele dönüştürme işlemini dava tarihinden önce kesin olarak öğrendiğini ve öğrenme tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmaz için takdir edilecek değerin bedele dönüştürme tarihindeki rayiç değerlere göre hesaplanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.10.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/392 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan incelemesi sonucunda.
20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Kanun'un 35 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci maddesine göre; ''24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılarak Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri;
uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir.Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir" hükmünün getirildiği, bu durumda yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 06.04.2023 tarihli ve 2018/464 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 06.04.2023 tarihli ve 2018/464 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkemece verilen ilk karar dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin,
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş olup asıl ve birleştirilen dava tarihleri 14.02.2013 olmasına rağmen 09.10.2018 tarihine güncelleme yapılarak bulunan bedele hükmedilmesinin hatalı olduğu,
Dava konusu taşınmazın bedeli, imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih itibarıyla belirlenip dava tarihine güncellendiğine göre faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerekirken uygulamanın tapuya tescil tarihinden faize hükmedilmesinin doğru olmadığı ve 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi ile getirilen kanun değişikliği nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğinden idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinin tamamının davalı idare üzerinde bırakılması;
aynı değişiklik nedeniyle maktu harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 63 ada 9 parsel için 05.03.1990 tarihi itibarıyla 1,2 TL belirlendiğini, eldeki dosyada belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, zamanaşımı süresinin de geçttiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın aynı temyiz sebeplerini Dairemizin bozma kararı öncesinde sunduğu dilekçelerinde de belirttiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2415, K. 2025/11905, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama