KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2490 E., 2025/12344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/357 Esas, 2023/267 Karar
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 629 parsel sayılı taşınmazın irtifak bedelinin tespiti ile irtifak hakkının tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin davalılara ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.04.2013 tarihli ve 2011/103 Esas, 2013/123 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu belirtilerek dava konusu taşınmazın Belediye Başkanlığı yazısı ile bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına %150 oranında objektif değer arttırıcı unsur ilave edilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden eksik bedele hükmedilmesi doğru olmadığı gibi 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca,
dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 29.07.2011 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden davalı ... ... (...) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2014/243 Esas, 2015/769 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; davalılar ..., ... ve ... Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmediklerinden bu davalıların payları yönünden bozma öncesi tespit edilen metrekare birim fiyatının davacı idare yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde fazlaya hükmedilmesi ve dava konusu taşınmazın bulunduğu ...
Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kaydı ile yeni kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırma konusu daimi irtifak alanının ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden, kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması sağlanmadan,
eksik incelemeyle ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde eski parsel numarası üzerinden karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.04.2023 tarihli ve 2017/357 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölgede yaygın olarak buğday ekildiğini ve münavebe sisteminin buğday olarak alınması gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesine ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Buna karşın, kamu düzeni gereği yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni parsel numarasının infazda tereddüt yaratacak şekilde hükümde gösterilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekili ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının; (1) numarayı bendinde bulunan " 629 parsel " ibaresinin çıkartılması, yerine " 1 19... parsel ( eski 629 parsel )" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2490, K. 2025/12344, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama