KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2531 E., 2025/12253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1326 Esas, 2024/2014 Karar
- Karar
- Esastan ret
- Sayısı
- 2022/144 Esas, 2023/150 Karar
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin paydaşı olduğu taşınmaza davalı idare tarafından el atılması üzerine Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/409 Esas, 2014/306 Karar sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası açtıklarını, davanın kabulüne dair kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ancak tazminat davasında hükmedilen bedelin geç ödenmesinden dolayı paranın alım gücündeki düşüş ve ekonomik değişiklikler nedeniyle müvekkilinin munzam zarara uğradığını belirterek zararın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından ilâmlı icra dosyasına gerekli ödemenin yapıldığını, haksız munzam zarar talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Anayasa Mahkemesi kararlarında munzam zararda davacının zarara uğradığını, ayrıca ispatlaması yönünde katı yorum yapılmasının hak ihlali olarak değerlendirildiğini, verilen kararın Anayasa Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru kararları bağlayıcı değilse de dikkate alınması gerektiğini, alacaklının alacağını zamanında alamaması nedeni ile faizle borç alması gibi nedenler somut zarar kabul edilirken davacının mal varlığının enflasyon karşısında erimesinin zarar olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen zararın yasal dayanağını oluşturan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi hükmüne göre borcun ödenmemesi veya geç ödenmesi nedeniyle alacaklı geçmiş günler için öngörülen faizle karşılanamayacak bir zarara uğramış ise borçlu, geç ödemeden dolayı kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlamadıkça bu zararı da karşılamak zorunda olduğu, bu hüküm ile alacaklıya temerrüt faizini aşan zararını borçludan isteme olanağı tanındığı,
ancak bunun için uğranılan zararın varlığı ve miktarının alacaklı tarafından kanıtlanması gerektiği, zarar kanıtlandığı takdirde borçlu, ödemenin geç yapılmasında kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlaması halinde bu zararı ödeme yükümlülüğünden kurtulabileceği, 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan munzam zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği,
burada kanıtlanacak olguların ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacı tarafından yukarıda belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispat edilmediği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2531, K. 2025/12253, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama