KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2577 E., 2025/12518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/364 Esas, 2024/2195 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/142 Esas, 2021/947 Karar
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 1 75... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun objektif kriterlerden uzak olarak hazırlandığını, acele kamulaştırma dosyasındaki bilirkişi raporunun çeliştiğini ve çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiğini, arta kalan alanda değer düşüşü hesaplanarak toplam bedele eklenmek sureti ile mükerrer hesap yapıldığını, metrekare bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, faizin başlangıç ve bitiş tarihlerinin hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabulü ile zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi, taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin % 5 oranında alınmasında ve taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü,
geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak belirlenen irtifak değer düşüklüğü oranında da bir isabetsizlik görülmemiş, ancak 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından,
Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarihli ve 2013/... başvuru numaralı 1 inci bölüm kararı da göz önüne alınarak tespit edilen bedele yasal faiz işletilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay' ın emsal içtihatları da dikkate alındığında yerel mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği, buna göre, somut dosyada dava tarihi 22.03.2021 olup, faiz başlangıç tarihi "23.07.2024" iken mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde hatalı olarak "23.03.2021" yazılması doğru görülmediği,
ayrıca dosyada bulunan tapu kaydına göre dava konusu taşınmaz "... Köyünde" bulunduğu hâlde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 inci maddesinin a ve b nolu bentlerinde "... Mahallesi" olarak yazılmak suretiyle infazda tereddüte yol açıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2577, K. 2025/12518, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama