KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2604 E., 2025/12482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/18 Esas, 2018/45 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin ve daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve kamulaştırma konusu irtifak hakkının davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyü 289 parsel sayılı taşınmazın 4.137,21 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin ve kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2015 tarihli ve 2014/94 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.05.2015 tarihli ve 2014/94 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararına karşı davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumuna göre maktuen değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu, ancak net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken üretim masraflarına genel idare gideri, tarla kirası ve sermaye faizinin eklenmesi suretiyle eksik bedele hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedelinden daha önce ödenmesine karar verilen kısım mahsup edildikten sonra fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 02.12.2014 tarihinden karar tarihi olan 18.04.2018 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara miras payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalıların murisi ... adına kayıtlı 4.137, 21... lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, taşınmazın 969, 08... lik kısmı için davacı idare lehine daimi irtifak hakkı tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, kapitalizasyon faiz oranının % 5 olarak uygulanmasının hatalı olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken üretim masraflarının düşük alınmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli ile kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2604, K. 2025/12482, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama