KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/27 E., 2025/12535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/4287 Esas, 2024/2999 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/658 Esas, 2024/512 Karar
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 51... parsel sayılı taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle.
2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde tespit edilen kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılması ve ardından makbuzun Mahkemeye ibraz edilmesi için idareye onbeş günlük süre verileceğinin hüküm altına alındığını, kanunda kesin süre verilmesine ilişkin ifadenin bulunmadığını, buna rağmen Mahkemece kesin süre verildiğini, kamulaştırma davalarının kamu düzenine ilişkin olması ve sürecin baştan yaşanmasının kamulaştırma sürecinin durmasına sebep olacağını, kanunda yer almaksızın kesin süre verilmesinin usul ve kanuna aykırı olup kararın kaldırılmasının gerektiğini,
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacı idare tarafından hazırlanan kıymet takdir raporu arasında fahiş fark bulunduğunu, çelişki giderilmeksizin Mahkemece hüküm kurulduğunu ve taşınmazın rayicinin çok üzerinde değer belirlendiğini, belirlenen ve resen takdir edilecek nedenlerle tescil ve bedel yönünden söz konusu kararın kaldırılmasını, bedel ve faiz yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla idarenin usulüne uygun ve yasal düzenlemeye riayet edilerek verilen sürelere rağmen kamulaştırma bedelinin depo etmediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, davalının beyanının alınmadığı ileri sürülerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/27, K. 2025/12535, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama