KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2727 E., 2025/12554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/86 Esas, 2025/80 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/627 Esas, 2024/736 Karar
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesine dayalı munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hisseli malik olduğu taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/09/2017 tarihli ve 2014/588 Esas, 2017/408 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan alacaklarının davalı idarece geç ödenmesi nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradığını, alacaklının uğramış olduğu zarar tutarının, geçmiş günler faizinden fazla olduğunu, temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararın doğması sebebiyle fazlaya ilişkin hakkı saklı tutulmak üzere, davanın kabulü ile bilirkişi raporuyla gerçek miktarı tespit edildiğinde arttırılmak üzere munzam zarar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarıyla hesaplanan bedelin enflasyon nedeniyle eridiğini, yasal faizin yetersiz olduğunu, anayasal mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulune karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi yada ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediği, temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığının yasal bir karine olarak kabul edildiği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağının yasal olarak mevcut olmadığı,
davacının para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delilerle ispat edemediği ve İlk Derece Mahkemesinin diğer sebepleri de göz önüne alındığında munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken dava açıldığı tarihte yürüklükte bulunan hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2727, K. 2025/12554, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama