KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2967 E., 2025/12873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/15 Esas, 2024/2523 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/403 Esas, 2022/717 Karar
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., Mahallesi 60 31... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkilinin 1/2 hissesinin bulunduğunu, acele el koyma davasında belirtilen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın şehrin merkezinde ve insan trafiğinin yoğun olduğu bir bölgede bulunduğunu, bildirmiş olup öncelikle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza biçilen değerin çok düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin acele kamulaştırma dosyasında verilen bedelin çok üzerinde olduğunu, dilekçe ekinde sunulan emsal satışlar değerlendirilerek öncelikle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazlar için tespit edilen bedelin rayiç bedellerinin oldukça üzerinde olduğunu, objektiften, bilimsel, teknik ve hukuksal verilerden uzak hazırlanan bilirkişi raporunun kabul etmediklerini, dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma kararı verilen dosya ile işbu bedel tespit tescil davası dosyasının açılması arasında 4 ay gibi kısa bir süre olmasına rağmen taşınmazın metrekare bedelinin bilimsel ve teknik verilerle bağdaşmayacak biçimde arttırılarak fark bedel tespit edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, belediye lehine vekalet ücreti hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin gerçek değerinin oldukça altında olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmaz kapılarının kilitli olduğundan bahisle içeri girilmeksizin Kıymet Takdir Komisyonu tarafından hazırlanmış olan tespit raporu esas alınarak değerlendirmenin yapıldığını, kıyasi emsallerin satış bedellerinin çoğunlukla gerçeği yansıtmadığını, arsa birim bedelinin oldukça düşük olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerinin oldukça altında olduğunu, taşınmazın fazla özellikli olup çok kıymetli bir yerde bulunduğunu, dava konusu taşınmaz orta ve büyük hacimli ticari faaliyette bulunan alışveriş mahallinde bulunduğunu, ticari potansiyele sahip olduğunu, kıymetli bir yerde olduğunu, taşınmazın arsa birim değerinin düşük kaldığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmaz ile emsalin eksik ve üstün özellikleri kıyaslanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu mevki, konumu, imar durumu, yüzölçümü, dava tarihindeki nitelikleri gibi değerine etki edecek unsurlar ve halihazırdaki durumları yönünden yapılan kıyaslama ile dava konusu taşınmazla aynı amaçla kamulaştırılmış taşınmazlar hakkında intikâl eden dava dosyalarında davalı olan taşınmazlar yönünden belirlenen metrekare fiyatları,
bu taşınmazların arsa metrekare rayiç değerlerinin birbirleriyle yapılan kıyaslaması sonucu bedellerin uyumlu olduğu dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için hükmedilen metrekare birim bedelinin adil ve hakkaniyetli olduğu sonucuna varıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak üzerindeki yapıya ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2967, K. 2025/12873, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama