KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3016 E., 2025/12035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2192 Esas, 2024/2064 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/105 Esas, 2021/321 Karar
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi uyarınca geri alım istemli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 6288 ada 2 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeni ile Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/333 Esas, 2012/129 Karar sayılı kararı ile bedele hükmedildiğini, kararın 11.01.2013 tarihinde kesinleştiğini, taşınmaz üzerinde davalı idare tarafından kamu yararına yönelik hiçbir işlem ve tesisat yapılmadığını, arsanın olduğu gibi boş bırakıldığını; ancak etrafındaki komşu parsellerin imara açıldığını ileri sürerek 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca taşınmazın davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davacı tarafa iade edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın eski yönetmelik hükümlerine göre....
Barajı'nın uzun mesafeli koruma alanında, koruma altına alınan ...'nin mutlak koruma alanı içerisinde kalmakta iken parsel maliki davacı ...'nin idare aleyhine kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açtığını, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli ve 2011/333 Esas, 2012/129 Karar sayılı kararı ile taşınmazın idare mülkiyetine geçtiğini, söz konusu işlemlerin idarece 2942 sayılı Kanun'un 8 inci ve 10 uncu maddelerine göre yapılmadığını, yine aynı Kanun'un 22 nci maddesinin de bu kapsamda uygulanamayacağının açık olduğunu,
keza konuyla alakalı İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/503 Esas 2015/94 Karar sayılı kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2015/15926 Esas, 2016/4592 Karar sayılı kararı ile 2016/12369 Esas, 2017/15556 Karar sayılı kararının da davanın reddedilmesi gerektiğine işaret ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin ret gerekçesinin hatalı olduğunu, komşu parsellerin imara açıldığının gözetilmediğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddine dair verilen mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma yolu ile idareye devredilen; ancak davalı tarafından kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmayarak olduğu gibi bırakılan taşınmazın iadesi olmadığı takdirde kamulaştırma sonrasında oluşan değer artışı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3016, K. 2025/12035, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama