KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3051 E., 2025/5294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/172 Esas, 2024/2466 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Hazro Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/36 Esas, 2023/252 Karar
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 172 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan şerhin terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil işleminin yapılıp yapılmadığının tapu müdürlüğünden sorulmadığı gibi tescile ilişkin süreç de hiç araştırılmadan davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın bugüne kadar mahkemeden, tapudan ya da kurumdan tescile ilişkin bir talebinin olmadığını, bu durumun davacı tarafın davasında kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, dosya için harcanacak mahkeme masrafları ve ödenecek vekâlet ücreti göz önüne alındığında davacı taraf için sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı gibi; tüm sermayesi devlete ait bir kamu kurumu olan ve kar gütmeyen bir şirket olan kurumun da zararına yol açacağını, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın reddi gerekmekteyken İlk Derece Mahkemesince davanın kabul edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca mülkiyet hakkını kısıtlayacak ve taşınmazın devrini engelleyecek şekilde konulmuş olan "satılamaz" şerhinin yer alması ve davacının eldeki davayı açmakta dava tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3051, K. 2025/5294, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama