KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3389 E., 2025/13714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2117 Esas, 2024/2650 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/246 Esas, 2023/335 Karar
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ..., ... Mahallesi 9 80... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, taşınmazın şehir merkezine yakın olup imar parseli olduğunu, mahkemece oluşturulacak bilirkişi marifetiyle taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini, dava 4 ay içerisinde sonuçlanmaz ise en yüksek oranda faize hükmedilmesini, yargılama gideri, harçların ve vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada beyan ve itirazlarının değerlendirilmeden rapor tanzim edilerek davaya konu taşınmazın bedelinin daha yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun kaldırma kararındaki hususları karşılayacak ve daha önceki alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderecek nitelikte olmadığını, emsal alınan taşınmazın uygun olmadığını, üzerinde yapı bulunduğunu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, bilirkişi heyetince uygun emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin hesaplandığı, arsa vasfındaki taşınmaz için metrekare birim bedelinin 568,17 TL olarak bulunduğu, bilirkişi raporu ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların kamulaştırma bedelinin hesaplaması yapılırken dava tarihinin baz alınması,
dava konusu edilen muhdesatlardan yapılar ile ilgili bedel hesaplanırken Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2018 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ fiyatlarından faydalanılması, yapılar için yaş ve niteliklerine göre uygun yıpranma oranlarının uygulanması ve buna göre muhdesatların değerinin belirlenmesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara ve zemin bedeline usulünce değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Kahramanmaraş ili, ..., Mahallesi 9 80... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3389, K. 2025/13714, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama