KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3483 E., 2025/15138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/830 Esas, 2024/668 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/436 Esas, 2023/436 Karar
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, İpekyolu ilçesi, ... Mahallesi yeni 1 13... parsel (eski 73 no'lu parsel) sayılı taşınmazın yüzölçümünün Kadastro Müdürlüğü tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu neticesinde azaldığını, davacının tapu kayıtlarına güvenerek satın aldığı taşınmazda oluşan fark için ödemesinin karşılıksız kaldığını belirterek düzeltme işlemi ile oluşan eksikliğin tazmin edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin tapulama işlemini yapan Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne ya da ortak sınır değiştirilen ve lehine yüzölçümü artan taşınmaz maliklerine yöneltilmesi gerektiğini; ayrıca zamanaşımı defiinde bulunularak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının tekrarla davanın müvekkili idare yönünden husumet nedeniyle reddi gerekeceğini, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu parselin sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiğini, taşınmazın ne şekilde sulandığı hususu raporda açıklanmadığı gibi bilirkişilerin subjektif değerlendirmesinden ibaret olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu kanıtlayacak belge, harita, kroki, fotoğraf rapor ekinde konulmadığını, davacı dava konusunu 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayandırdığını,
bilirkişi kurulunca alınan ilk raporun aksine ek raporda dava konusu yerin metrekare birim fiyatının artmasının izah edilmediğini, davacı gerçek zararını ne tür zararı olduğunu ispat edemediğini, dava konusu yer birden fazla satış işlemi gördüğünü, mirasçılar arasında hisse intikali düşünüldüğünde muvazaalı işlem ve satış olma ihtimali yüksek olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur..
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davaya konu taşınmazdaki payı satın aldığında tapudaki alanın 59.500 m² olduğunu ancak 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 33.805,52 m² olarak hesaplandığını öne sürdüğü,
kadastro güncelleme çalışmalarının 04.10.2016 tarihinde kesinleştiği, aldırılan 11.08.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda bu farkın oluşmasına sebep olan hatanın tapulama çalışmalarına ait yıllardaki teknolojik imkansızlıklara bağlı olarak planimetre katsayısının yanlış alınmasından kaynaklandığı bunun ise davacıdan kaynaklı bir durum olmadığı, güncelleme kadastro çalışmalarının usulüne uygun olduğu, davacıların taşınmazındaki azalmanın giderilmesi imkanının kalmadığı,
dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu; Van ili ... ilçesi, ... Mahallesi yeni 1 13... parsel (eski 73 no'lu parsel) 59.500,00 m² yüzölçümlü taşınmaz davacıların murisi tarafından 27.09.2000 tarihinde satın alındığı, 04.10.2016 tarihinde 3402 sayılı kanunun 22/a maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda taşınmazın yüz ölçümünün 34.748,51 m² olarak tescil edildiği, alınan raporlara göre yüzölçüm farkının planimetre katsayısının yanlış hesaplanmasından kaynaklandığı, eldeki davanın ise 30.09.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamından; ... mahallesinde ki kadastro çalışmalarının Mülga 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapıldığı, ... mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme ile tesis kadastrosunun bütünlük arz ettiği, ilk tesis kadastrosuna uygun yapıldığı, 08.08.2022 tarihli teknik raporda; yüz ölçümü farkının tapulama çalışmaları yapıldığı tarihteki teknolojik imkansızlıktan kaynaklandığı,
tapulama çalışmalarında sınırlandırma ve planimetre ile yapılan alan hesabında hatalı katsayı kullanılmasından yüz ölçüm farkının oluştuğu, taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesiyle 24.11.1989 tarihinde tapu kaydının oluştuğu ve çaplı krokiye bağlandığı, o tarihten bu yana taşınmazın fiilen kullanımın değişmediği,
davacıların ve davacıların murisinin taşınmazın bulunduğu köyde sakin olması karşısında 59.500,00 m²lik yüzölçümünün çok daha geniş bir alanı kapsayacağını ve dava konusu taşınmazın bu büyüklükte olmadığını, 59.500,00 m²lik yüzölçümü ile 34.748,51 m²lik yüzölçümü farkını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz.'' hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5-16 Esas,
2025/36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyiniyetli olduğunun kabulü mümkün görünmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3483, K. 2025/15138, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama