KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3491 E., 2025/12599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/86 Esas, 2024/314 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 Kanun'la değişiklikten önceki 432 nci maddesine göre verilecek nihai kararlara karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna, 1086 sayılı Kanun'un 433 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da 10 gün içinde katılma yoluyla temyiz yoluna başvurulabilir.
Davalılar vekiline mahkeme kararının 23.07.2024, davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin ise 07.08.2024 günü tebliğ edildiği, kararın 08.09.2024 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır. kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları 4 ay içerisinde sonuçlanması gereken ivedi işlerden olduğundan adli ara verme süresi içinde görülecek ve bu davalara ilişkin temyiz süresi adli tatil sürecinde de işleyecektir.
Bu itibarla temyiz süresi geçirilmiş olup temyiz dilekçesi süresinde değildir. Bu nedenle; davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı idare vekilinin süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., Mahallesi 234 parsel (yeni 1 36... parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespitinin ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespiti suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.02.2015 tarihli ve 2013/51 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemeninn yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; raporların hükme esas alınacak nitelikte olmadığı ve 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, faize ilişkin hükmün hatalı kurulduğunu, lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla davalı tarafa ödenmesine karar verildiğinden, kamlaştırma bedeline ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3491, K. 2025/12599, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama