KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/354 E., 2025/11542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2987 Esas, 2024/2882 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/34 Esas, 2023/384 Karar
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davacının hissedar olduğunu, taşınmazın yapılan imar planında "Spor Alanı" olarak ayrıldığını ve tapu kaydı üzerine kamulaştırılacak şerhi konulduğunu ve fiilen el atıldığını beyanla şimdilik 500,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazda davacı adına kayıtlı olan hissenin iptali ile idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idareleri tarafından taşınmaza el atmanın bulunmadığı, 1/1000’lik planda özel spor alanı olduğu, mülkiyet hakkının kısıtlanmadığı, kamuya özgülenme durumunun söz konusu olmadığı, fiili el atma kaldırıldığından idari yargının görevli olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, ... .... Belediye Başkanlığının 08.12.1998 tarih ve 6480 sayılı yazısı ile onaylı 1/1000 ölçekli Ovacık Uygulama İmar Planı kapsamında “Park ve Spor Alanı” kullanımında iken, ... ....
Belediye Meclisinin 17.06.2011 tarih 1795 ve 29.11.2011 tarih 3434 sayılı kararları ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Revizyon İmar Planı ile yüzölçümü 250.115 m² olacak şekilde Spor Tesisleri Alanı olarak düzenlendiği, daha sonra ... .... Belediye Meclisinin 14.01.2013 tarih ve 150 sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli ... Planında 237.282,78 m²lik Özel Spor Alanı kullanımına dönüştürüldüğü, bu doğrultuda hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının da ...
Belediye Meclisinin 02.05.2013 ve 260 sayılı ve ... .... Belediye Meclisinin 09.07.2013 tarih ve 1240 sayılı kararları ile onandığı, 1/5000 ölçekli ... Planının ...
5. İdare Mahkemesinin 09.10.2013 tarih ve 2013/538- 1546 sayılı kararı ile parsel spor alanı iken kamulaştırma bedeli ödememek için özel spor alanı olarak değiştirilmesinin halen spor alanı kullanımı geçerli olduğundan hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle iptal edildiği ve Danıştay 6. Daire Başkanlığının 27.04.2016 gün ve 2016/2237 sayılı kararı ile onandığı, .... Belediye Meclisinin 02.05.2013 ve 260 sayılı ve ... ....
Belediye Meclisinin 09.07.2013 tarih ve 1240 sayılı kararları ile onaylı 1/1000 ölçekli planın davaya konu edilmediği, dava konusu taşınmazın ....'un paylarından oluştuğu, taşınmaz üzerinde herhangi bir tesis ya da yapının olmadığı fiilen el atılmadığı .... ada... parsel sayılı taşınmazın en son yapılan 1/5000 ölçekli ...
Planının kesinleşen yargı kararı ile iptal edildiği ancak 2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli en son onaylanan imar planının yürürlükte olduğu ve özel spor alanı kullanımında bulunduğu; ancak plan gereğince minimum ifraz koşulu 5.000 m² olduğundan davacının müstakil imar hakkı bulunmadığı ve el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak,
dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile idare adına tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Aralık 2020 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 2.340 TL/m² birim bedelin denetiminden geçerek Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/8002 Esas,
2024/1195 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği de dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, harç ve vekâlet ücretinin hukuki el atma nedeniyle maktu uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde aynı bölgeden Dairemize intikal eden ve onanarak kesinleşen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmeyen hususun temyiz yolunda ileri sürülmesi halinde incelenmesi mümkün olmadığından davalı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerleme yapılmayacağı anlaşılmaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/354, K. 2025/11542, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama