KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/4140 E., 2025/13211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3121 Esas, 2025/440 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/161 Esas, 2023/616 Karar
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 157 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini aksi halde taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırılmasına karar verilen 16.991,91 m²lik kısmın tamamının bedeline hükmedilmesi gerektiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, metrekare birim bedelinin düşük belirlendiğini, eski irtifak ile ilgili yeterli araştırma yapılmadan değer düşüklüğü hesaplandığını, emsallerinin dikkate alınmadığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, yasal faiz uygulamasının hatalı olduğunu, değer azalışının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırılması talep edilen bölümün bir kısmı aynı tapu maliklerince dava dışı ... Genel Müdürlüğüne karşı açtıkları dava sonunda ...
Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline karar verildiği ve bu davanın davacısı olan davalıların bu bölümün bedelini aldıkları göz önüne alındığında, söz konusu mahkeme kararındaki tescil hükmü henüz tapuya işlenmemiş olsa da bu kısmın bedelini ikinci kez almaları mümkün olmadığından sadece önceden bedeli ödenmeyen kısım hakkında hüküm kurulmasının doğru olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bankada bloke edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği;
ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83-2023/69 sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline,
dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulaması kabul edilmiş olup, bu nedenle, faize yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiği de gözetildiğinde, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; faizin İlk Derece Mahkemesi kararındaki gibi verilmesi gerektiğini, bedele ve vekâlet ücretine de itiraz ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. İlk kararı istinaf etmeyen tarafın, aleyhine durum oluşmadıkça temyiz etme hakkı bulunmamakta olup davacı idare vekilinin ilk karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından, aleyhe bir durum oluşmadığı anlaşılan bedel ve lehe vekâlet ücretine ilişkin temyiz istemleri ile ilgili olarak temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğundan Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunana Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
6. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun.
“Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin 9 uncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere (İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince istinaf edilmediğinden,
düzeltmede faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak alınmıştır) yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden ilk karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan “9.200,00” sayısının çıkartılması, yerine “30.000,00” sayısının yazılması, (2) numaralı bendinin ikinci paragrafının çıkartılması, yerine “Tespit edilen kamuluştırma bedeline dava tarihi olan 22.10.2021 tarihinden ilk karar tarihi olan 08.06.2022 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4140, K. 2025/13211, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama