KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/4556 E., 2025/13878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3554 Esas, 2025/144 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/74 Esas, 2023/763 Karar
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, ..., ... Mahallesinde kain 638 04... parsel sayılı 31.576,36 m² yüzölçümündeki arsada hissedar olduklarını, dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından "Kentsel Rekreasyon Alanı" olarak belirlendiğini ve taşınmaza fiilen kamulaştırmasız el atıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;kesin hüküm itirazlarının olduğunu, görev, yargı yolu itirazlarının olduğunu, süre itirazlarının olduğunu, davacı tarafından yapılan usulüne uygun bir uzlaşma başvurusu olmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili idarenin söz konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir fiili ya da hukuki el atmasının mevcut olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, fiili el atma bulunmadığını, uzlaşma gerektiğini ve bedelin fazla olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği;
bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup,
26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasının adli yargının görevi dahilinde olduğu anlaşıldığından,
işin esasına girilerek dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak birbirlerine üstünlük oranları kıyaslanmak suretiyle, yakın parsellere verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen dava dosyalarında belirlenen bedellerle uyumlu biçimde zeminine değer biçilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu taşınmazdaki eski irtifak hakkının taşınmazda meydana getirmesi kaçınılmaz değer kaybının eldeki dosyada bilirkişi kurulunca dikkate alınmamış olması doğru olmadığından,
Dairelerince bu hususlar gözetilerek taşınmazın bedelinin yeniden tespiti için raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınması yoluna gidilmiş, alınan ek bilirkişi kurulu raporunda ...
Genel Müdürlüğü lehine mevcut eski irtifak nedeniyle paydaş dosyalarla yeknesaklık oluşturacak şekilde değer düşüklüğü de dikkate alınarak hesaplanan ve davacı payına isabet eden miktarın 2.964.206,80 TL olarak belirlendiği anlaşılmış ve bu bedele hükmedilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ve fazlasının reddine ve ayrıca reddedilen kısım üzerinden davalı idare lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, hükmedilen bedel üzerinden nispi vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... 04... parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 15 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan irtifak şerhinin taşınmazın değerine olan olumsuz etkisi de dikkate alınmak ve taşınmazın ifraz sonrası oluşan son durumu gözetilmek suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile; "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tâbi davalarda maktu alınması gerekirse de temyiz sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4556, K. 2025/13878, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama