KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/5 E., 2025/12979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/4636 Esas, 2024/3628 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/398 Esas, 2024/361 Karar
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, 2. ... Mahallesi 86... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından takdir edilen bedelin son derece düşük kaldığını ileri sürerek kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun teknik verilerden uzak ve yetersiz olduğunu, tespit edilen bedelin idarenin kıymet takdir raporunda ve acele el koyma dosyasında alınan raporda belirlenen bedelden oldukça yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaz arazi vasfında olduğu hâlde, arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçiminin hatalı, düzenleme ortaklık payı kesintisinin düşük olduğunu, emsal kıyaslamasının hatalı yapıldığını, muhtesat bedellerinin yüksek belirlendiğini, yıpranma oranlarının düşük uygulandığını, sondaj kuyusu için belirlenen bedelin de yüksek olduğunu, ağaçların bedelinin yüksek tespit edildiğini, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödenek yetersizliğinden davanın iki kere usulden reddedilip istinaftan döndüğünü, kamulaştırma işlemi üzerinden geçen altı yıllık süreden dolayı taşınmazın bedelinin yeniden tespit edilmesi gerektiğini, altı yıl önce belirlenen bedel üzerinden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu, emsal seçiminin hatalı olduğunu, arta kalan kısımların yüzölçümü, geometrik şekli dikkate alındığında değer azalışı uygulanması gerektiğini, trenin çıkarmış olduğu ses,
ulaşımın engellenmesi ve gürültü kirliliği ve taşınmazın geometrik şeklinin bozulması gibi faktörlerin dikkate alınmadığını, maliki oldukları bitişik 8 parsel için değer azalışı uygulandığı hâlde, eldeki dosyada uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, taşınmaz üzerindeki muhtesata biçilen değerin de çok düşük olduğunu, yıpranma paylarının yüksek alındığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması sebebiyle davanın reddine dair verilen kararların Dairelerinin 2020/21 91... /1550 Esas sayılı ilamları ile kaldırılmasına karar verilmesi üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de "davalı tarafın istinaf dilekçesinde "ödenek yetersizliğinden davanın iki kere usulden reddedilip istinaftan döndüğünü, kamulaştırma işlemi üzerinden geçen altı yıllık süreden dolayı taşınmazın bedelinin yeniden tespit edilmesi gerektiğini, altı yıl önce belirlenen bedel üzerinden hüküm kurulduğunu,
bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu" beyan etmesi karşısında davacı idarece kamulaştırma bedelinin Mahkemece verilen süreler geçtikten sonra bloke edilmesine muvafakatinin olmadığı,
2942 sayılı Kanun'un 10/8 maddesi gereğince verilen 15 günlük sürelere rağmen davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde bankaya depo edilmediği ve davalının Mahkemece verilen süreler geçtikten sonra bedelin depo edilmesine muvafakatinin olmadığı anlaşılmakla Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin son içtihatları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları gözetilerek davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak verilen süreler içerisinde bedel bloke edilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf ile uzlaşma görüşmeleri gerçekleştirilmek istenmişse de davalı yanın görüşmelere iştirak etmediğini, Korona afeti sebebiyle idarece kendi kusuru dışında ödenek temini sıkıntısı yaşadığından depo edilemeyen bedellerin ivedilikle temin edilerek dosyaya dekontun sunulduğunu, Mahkemece, bozma kararına uyulmakla, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak ve yine o kararda gösterilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğmuş olup idarenin usulü müktesap hakkı göz önüne alınmadan karar verildiğini, bu durumun kamu zararının oluşmasına sebebiyet vereceğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin 2. kaldırma kararından sonra 02.06.2021 tarihinde depo kararını yerine getirdiği ve Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek değer tespiti yapılması gerektiği gerekçesiyle kaldırılması üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği,
davanın geldiği aşamada davacı idare lehine usulü kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilerek, arsa niteliğindeki taşınmaza 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporu uyarınca yapılan değer tespitine göre hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5, K. 2025/12979, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama