KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/5783 E., 2025/12469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/957 Esas, 2025/285 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/256 Esas, 2023/52 Karar
Karar Metni
1.163 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davacılar vekilinin ..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar ..., ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacılar vekilleri Avukat ... ile Avukat ... , davalı Hazine vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, ... Mahallesi 18 60... parsel sayılı taşınmazların ... ve ... adına kayıtlıyken 19 63... yıllarında yapılan orman kadastro çalışmaları sonunda kesinleşerek orman sınırları içine alındığını ve tapu kayıtlarına bu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh konularak maliklerin tasarruf haklarının kısıtlandığını,
Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinde kayıt malikleri aleyhine açılan 1989/431Esas,1991/353Esas ve 1991/354 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davaları sonunda talep konusu parsellerin yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile her iki taşınmazın da orman sayılan yerlerden olduğuna ve tapularının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, taşınmazların tapularının iptali ve Hazine adına tescilinden dolayı gerek murislere ve gerekse mirasçılarına kamulaştırmasız el atmadan dolayı herhangi bir bedel ödenmediğini,
19 63... yıllarında kesinleşen orman kadastrosu ile orman sınırları içine alınan taşınmazların tapu kayıtlarına orman şerhi konularak müvekkillerinin tasarruf haklarının ortadan kaldırılması ve müvekillerine hiçbir bedel ödenmemesi nedeniyle uğradıkları zararların tazmini için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 6487 sayılı Kanun ile getirilen Geçici 6 ncı madde uyarınca Hazine adına davalı ...
Milli Emlak Müdürlüğü uzlaşma dilekçesi verildiği, verilen 04.08.2021 tarihli dilekçe ile müvekkillerinin zararlarının tazmin edilmesini temin edilmesinin talep edildiğini, taleplerinin reddedildiğini ve bu ret yazısının 09.09.2021 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, taleplerinin reddinin Anayasadaki mülkiyetin korunmasına ilişkin hükümleri ile evrensel hukuk kurallarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına açıkça aykırı olduğunu belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazların 20 04... yıllarında hükmen Hazine adına tescil edildiklerini, taşınmazların orman sınırları dışına çıkartılması davalarının Hazine lehine sonuçlandığını, orman sınırları içinde kalan taşınmazlara kamulaştırma bedeli ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını, taşınmazların Devlet Ormanı olduklarını, yüksek bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinin sonuç kısmında da açıkça belirtildiği üzere 2942 sayılı Kanun'a göre kamulaştırmasız el atma davası açılmış olduğu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında davayı kamulaştırmasız el atma olarak niteleyip, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesine dayanan devlet aleyhine açılan tazminat davasının şartlarından ve özelliklerinden bahsedip en son hükümde yine tazminat miktarlarını kamulaştırmasız el atma tazminatı olarak nitelemesinin kendi içinde çelişkili, usul ve kanuna aykırı olduğunu,
tapusu mahkeme kararı ile iptal edilen taşınmazlar için kamulaştırmasız el atma davası açılamayacağından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup kararın kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın orman kadasrosu çalışmaları sonucunda taşınmazların orman sınırları içerisine alınması nedeniyle, 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesi gereğince kamulaştırmasız el koyma bedelinin davalı Hazineden tahsili istemine ilişkin olduğunu, taşınmazların müvekkillerin murisleri adına tapuda kayıtlı iken mahkeme kararı ile tapuları iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiklerini, tapu iptali nedeniyle el atma davası açılamayacağına ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; dava konusu taşınmazların, idarece yürütülmüş olan kamulaştırma işlemleri sonucunda 2942 sayılı Kanun'un mülga 16... nci maddeleri uyarınca Hazine adına tescil edilmedikleri, idare tarafından açılan davalar sonucunda, orman sınırları içerisinde olduklarından, orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiş oldukları gözetildiğinde, kamulaştırmasız el atmaya dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağından ve bu itibarla; koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Davalı Hazine olduğu hâlde, karar başlığında davalı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının gösterilmesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; A. Davacılar Vekilinin ..., ... Ve ... Temyizi Yönünden; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacılar ..., ... Ve ...’in Temyizi Yönünden
1. Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının karar başlığında davalı kısmında yer alan “...” ibaresinin çıkartılması, yerine “Maliye Hazinesi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aleyhine temyiz olunan davalı Hazine yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5783, K. 2025/12469, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama