KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/58 E., 2025/11374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2447 Esas, 2024/2426 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/10 Esas, 2024/95 Karar
Karar Metni
1.424 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, ... mevki ... ada ... parsel sayılı taşınmazda iştirak halinde maliklerinden birisi olduğunu, bu taşınmaz üzerinde bulunan ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde kayıtlı olan binayı müvekkilinin yaptırdığını, müvekkilinin bu binada ikamet etmekteyken, ...
İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 18.02.2021 tarihli yazısı ile ... ilçesi sınırları içerisinde dere güzergahlarındaki yapılar ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Karadeniz Bölgesinde yaşanan heyelan ve sel afetlerine karşı vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik olarak yerleşim merkezlerindeki dere güzergahları üzerinde bulunan risk altındaki yapıların yıkılması talimatını verdiğini, Çevre,
Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yerleşim merkezlerinden geçen derelerin güzergahları üzerinde ve koruma bandında kalan yapıların tespitleri yapılarak yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca yıkılması talebinin, kamulaştırma işlemleri yapıldıktan sonra ivedilik ile yapılacağının, bu nedenle olası bir sel afetine karşı can ve mal güvenliği açısından mevcut yapının tahliye edilmesi ve kamulaştırma yapılıncaya kadar yıkım için gerekli işlemlerin yapılması hususunda müvekkiline bildirim yapıldığını, yapılan bu bildirim üzerine müvekkilinin mevcut binadan taşınmak zorunda kaldığını, müvekkilinin ...
Mahallesi, ... Cad. No:.../1 .../... adresindeki taşınmazı 750,00 TL'ye kiralamak zorunda kaldığını, 2022 yılının Haziran ayında yeni kira bedelinin 1.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin aylardır kamulaştırma bedeli veya herhangi bir yardım almaksızın, hiçbir geliri de bulunmamasın rağmen kira ödemek zorunda kaldığını, taraflarınca gerek .... Belediye Başkanlığına gerekse de ...
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne başvurularda bulunarak müvekkilinin zararının giderilmesi talep edilmiş ise de ...
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 13.01.2022 tarihli yazısıyla taleplerinin ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ilgili belediye olan ... tarafından taleplerine bugüne kadar bir cevap verilmediğini, davalı idare tarafından bugüne kadar kamulaştırma işlemlerine başlanmadığı gibi ne zaman başlanacağı ya da başlanıp başlanmayacağı hususunda herhangi bir bilgi de verilmediğini, kamulaştırmaya ilişkin hiçbir şekilde usul ve kurallara uyulmadığını, müvekkiline ait taşınmaza haksız olarak el atıldığını ve bedelinin ödenmediğini,
kamulaştırma kararı almadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koymuş bulunan idarenin haksız işgalci konumunda olduğunu, bu bakımdan idarenin ecrimisil ödemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ait taşınmaza davalı ... tarafından kamulaştırma kararı olmaksızın el konulması nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
davalı idarenin fiili el atma tarihinden işbu dava tarihine kadar el attığı taşınmazdan davacının istifade edememesi nedeniyle şimdilik 8.005,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava usul ve kanuna aykırı olup reddi gerektiğini, davanın öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki ve derdestlik yönlerinden incelenmesini, tespiti halinde davanın bu yönlerden reddini talep ettiklerini, ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, ...
Mevkii ... ada 1 parselde bulunan taşınmaz üzerindeki mevcut yapının dere yatağında kaldığının, can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiğinin ve ivedilikle yıkılması gerektiğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından oluşturulan komisyon taarfından belirlendiğini, söz konusu taşınmazın imar planı içerisinde konut alanda kalmakta olup, yapı yapılmasına ilgili kurumların uygun görüşüne istinaden açık olduğunu, taşınmazın imar planında dere yatağında kalan doğrudan ve imara açık konut alanında kaldığından Çevre,
Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılması gerektiğini, dere yatağı güzergahında yapılan ve yapılması gereken çalışmalara ilişkin sorumluluğun müvekkili Altınordu Belediye Başkanlığında olmadığını, DSİ Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kamulaştırması yapılması gereken taşınmaza ilişkin husumetin müvekkili Belediyeye yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 22.03.2021 tarihli E.5806 sayılı ...
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne hitaben yazılan müvekkili kurum yazısında" DSİ Genel müdürlüğüne kamulaştırma ile ilgili yazımız üzerine 03.03.2021 tarihli yazısında kamulaştırma işleminin DSİ Genel Mürülüğü tarafından yapılmadığı beliriltilmiştir.
Bu nedenle mülkiyet tapuları bulunan ve imar planı içerisinde olan taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin yapılması ile ilgili iş ve işlemlerin yapılarak belediyemize bildirilmesi halinde dere yatağında kalan yapıların yıkım işlemi yapılacağı..." denildiğini, dilekçeye ek olarak sunulan tespit formunda "Yerinde yapılan incelemede bahse konu 4 katlı bina ve yanında diğer binalarında (üstü kapalı) dere boyu yapılar taşkın sahasında bulunduğu gözlemlenmiştir.
Üstü kapalı kısım olası bir yağış ile tıkanması durumunda oluşacak su baskını ile yapıların zarar görmeleri mümkün olmakla birlikte yapıyı aniden yıkacak ölçülerde olmayacağı mütalaa edilmiştir. .... karşı tedbir alınması uygun olacaktır." denildiğini, dava konusu taşınmazda bir el atma söz konusu ise bunun kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi ve davacı tarafça uzlaşma yoluna gidilip gidilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı yanın ecrimisil talebinin de kabulünün mümkün olmadığını,
ecrimisil talebi ne de kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi açısından müvekkili kurumla doğrudan illiyet bağının kurulabilmesinin mümkün olmadığını, somut olayda müvekkilinin sorumluluğunun ilgili kurum tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadığından henüz doğmadığını, müvekkilinin ilçe sınırları içerisinde dere yataklarında ve güzergahında kalan yapılar ile ilgili iş ve işlemlerin yapılabilmesi ve bu yapıların yıkılması için dere yatağında kalan mülkiyeti DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılması hususunda ilgili kuruma ve bu taşınmazların risk altında olduğuna dair mülkiyet sahiplerine bildirimde bulunulduğunu,
müvekkili kurum tarafından yalnızca dere yatağında bulunan taşınmazların risk altında olduğu yönünde bildirimde bulunulmasının iş bu dava konusu husumetin taraflarına yükletilmesini gerektirmediğini, DSİ Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kamulaştırması yapılması gereken taşınmaza ilişkin husumetin müvekkili Belediyeye yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın DSİ Genel Müdürlüğüne hitaben 75. Şube Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına hitaben ...
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne ihbarını, dava dilekçesinin husumet yönünden reddini, zamanaşımı itirazlarının kabulünü, işin esasına girildiği takdirde esasa dair anılan sebeplerle davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya katılan ...
Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 03.05.2023 tarihli yazı cevabına, Altınordu Belediye Başkanlığının 23.06.2023 tarihli yazı cevabına, keşfe dayalı dosyaya kazandırılan bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre ilgili kurumlarca ve davalı tarafça dava konusu taşınmaza yönelik tazminat ödenmesini gerektirir fiili veya hukuki nitelikte bir el atma olgusu saptanmadığından ve idareyi kamulaştırma işlemi yapmaya zorlayacak bir karar da verilemeyeceğinden;
yanı sıra davacının, davalı tarafından taşınmazdan tahliyesinin talep edilmesinin can ve mal güvenliğine dayanması ve bu hususun başlı başına idari bir işlem niteliğinde olması dikkate alındığında tazminat ve ecrimisil yasal koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacının mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa konu kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere ve özellikle tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmaza yönelik tazminat ödenmesini gerektirir fiili ve hukuki nitelikte el atma olgusunun ispatlanamadığı, ayrıca davaya konu taşınmazın tapu kaydında taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğuna dair herhangi bir şerh de bulunmadığının anlaşılması karşısında davacının davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekce
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/58, K. 2025/11374, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama