KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/6030 E., 2025/11387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3243 Esas, 2025/503 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/104 Esas, 2022/362 Karar
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ortak yer olan çatı katına vaki müdahalelerinin giderilmesine, muarazanın önlenmesine, ilave ve eklentilerin yıkılmasına ve ... Belediye Başkanlığının 03.04.1987 tarihli onaylı tadilat projesine uygun hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, apartman yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundaki (634 sayılı Kanun) görev ve tanınan yetkiler dahilinde olmadığını, davanın husumet yokluğundan öncelikle reddine karar verilmesi gerektiğini, toplantı çağrıları usulüne uygun olarak yapılmadığı gibi yeterli toplantı ve karar çoğunluklarının da sağlanmış olduğunu, buna ilişkin dava açma haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca apartman yönetiminin de usule ve yasaya uygun olarak kurulamamış olduğunu, davacıların söz konusu davayı açma hakkı ve yetkisi bulunmadığını,
delil olarak sunulmuş olan İstanbul Anadolu 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/39 D.iş Esas sayılı dosyasında alınan raporun sonuç 5. kısmında belirtildiği üzere “yapının statik yapısının ve taşıyıcı sisteminin olumsuz yönde etkilenmediği, yapıya ekstra bid deprem yüklemediği” sabittir yazdığı, müvekkilleri tarafından 03.04.1986 tarihli yönetim planının 7 nci maddesine aykırı bir hareket veya tadilatta bulunulmamış olduğunu, hal böyle iken davacıların huzurdaki davayı açmalarında hukuki bir yarar bulunmadığını, bahsi geçen ... ili, ..., ....
Mah. ... ada, ... parsel 9 numaralı bağımsız bölümdeki taşınmazda, önceki tarihlerde yapılan bir tadilatın olduğunu ve bunun 03.04.1986 tarihli Yönetim planının 9 uncu maddesine uygun olarak yapılmış olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada husumet ehliyetinin dava şartı olup mahkemece, yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetileceğini, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiller tarafından 03.04.1986 tarihli Yönetim Planı'nın 7 inci maddesine aykırı hiç bir hareket veya tadilatta bulunulmadığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların ek raporda giderilmediğini ve davanın aydınlatılmadığını, bu nedenle bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca davaya konu .... ili, ..., ...
Mah. ... ada, 95 parsel, 9. bağımsız bölümdeki taşınmazla ilgili olarak son hali ile imara uygun olduğuna dair imar barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alındığından müvekkile ait taşınmazda imara aykırı bir durum söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapı kayıt belgesinin yapılan işlemlerin projesine ve imara aykırılığını ortadan kaldırmayacağı, bu belgenin yapının imara uygun hale getirilmesine kadar sahibine yapıyı bu haliyle kullanma konusunda geçici bir yetki sağladığı,
3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesiyle yapı kayıt belgesi alınmasının projeye aykırı yapılan değişiklikleri yasal hale getirmeyeceği, ayrıca yapı kayıt belgesinin davalının kendisini bağlayan sözleşme hükmündeki yönetim planına uygun davranma edimini ortadan kaldırmayacağı, projeye aykırılıkların giderilmesi teknik bilgi gerektiren bir konu olup dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile proje üzerinde aykırılıklar gösterilmiş olduğundan denetime elverişli bir rapor olduğu, hükme esas alınmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, davalının malik olması sebebiyle pasif dava ehliyetinin tam olduğu,
projeye aykırı imalatın da davalı tarafından yapılıp yapılmadığının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.
3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6030, K. 2025/11387, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama