KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/6072 E., 2025/11392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1670 Esas, 2024/2682 Karar
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
Taraflar arasında el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
Mahkeme direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda Yargıtay (Kapatılan) 18.Hukuk Dairesi bozma kararı kısmen uygun bulunmuş, Mahkemenin direnme kararının kısmen bozulmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; .... ili, ..., ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan .... Sitesi ... No.lu apartmanın bodrum katına arsa maliki ve kat maliklerinden izin alınmaksızın trafo konulduğunu, davalının usulsüz olarak müdahalede bulunduğunu ileri sürerek müdahalenin men’i ile trafonun kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafonun 1998 yılında kurulduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, diğer taraftan taşınmazda kat mülkiyetine geçildiğinden site yönetimi tarafından dava açılması gerektiğini, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davacılar tarafından açılan davanın yerinde olmadığını, ....
Yapı Kooperatifince yapılacak ...8 daire, 9 dükkan ve 9 kapıcı dairesinden oluşan inşaat için kurumdan enerji talebinde bulunulduğunu, bu doğrultuda trafonun tesis edildiğini, trafonun kurulduğu dönemde binanın henüz kat maliklerine teslim edilmediğini, kooperatifin talebi ve rızası doğrultusunda trafonun yapıldığını, mal ve can güvenliği açısından olumsuz herhangi bir durumun bulunmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2010 tarihli ve 2008/462 Esas 2010/494 Karar sayılı kararı ile davaya konu trafonun yağlı tip olup site içerisinde ve apartmanın bodrum katında bulunması nedeni ile güvenlik riski taşıdığı, dinlenen tanık anlatımları gereğince de risklerin oluştuğu, meydana gelen gürültü nedeni ile apartman sakinlerinin rahatsız olduğu ve riskler nedeni ile apartman ve sitede yaşayan insanların korku yaşadığı,
bu riskler karşısında içerisinde yüzlerce insanın yaşadığı apartmanın bodrum katında trafo tesisinin izinli ve izinsiz yapılmasının da önemi olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan .... ... Sitesi ... numaralı .... apartmanının bodrum katına davalının trafo tesis etmek suretiyle yapmış olduğu müdahalesinin men'ine, trafonun kal'ine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2010 tarihli ve 2008/462 Esas 2010/494 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, davaya konu taşınmazda kat irtifakı kurulmuş olup, uyuşmazlığın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) hükümleri uygulanmak suretiyle çözümlenmesi ve davanın, anılan Kanunun Ek 1inci maddesi hükmü uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 07.05.2012 tarihli ve 2012/167 Esas 2012/404 Karar sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde süresinde talep hâlinde dosyanın görevli Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Sulh Hukuk Mahkemesinin Birinci Kararı
Mahkemesinin 16.05.2013 tarihli ve 2012/807 Esas 2013/580 Karar sayılı kararı ile davaya konu edilen trafonun bulunduğu bölümün sitenin ortak kullanım alanı olup her bir kat maliki tarafında ortak yerlere el atan üçüncü şahıslar aleyhine dava açılmasının mümkün olduğu, dosyada mevcut raporlara göre trafonun mimari projeye uygun olduğu, sitenin kooperatif aşamasında iken enerji sağlanması yönünde yapılan başvuru üzerine kurulduğu, hâlen 9 uncu blok bodrum katta yer aldığı, ayrıca yağlı trafo alarak tabir edilen trafo tipinde olduğu,
bu nedenle elektromanyetik alan ölçümleri yapılarak kişilerin can güvenliği yönünden tehdit oluşturup oluşturmayacağı hususunun değerlendirilmesinin gerektiği, bu kapsamda trafonun bulunduğu ortak alanın Selçuklu ilçesinde bulunan birçok bloktan oluşan siteye ait olduğu, zorunlu olarak bulunması gereken bir tesis niteliğinde olmadığı, site yönetimince de kaldırılması yönünde irade bildirimi bulunduğu,
dolayısı ile site sakinlerinin iç huzurunu bozan, tedirgin eden bir niteliğe dönüştüğü, elektromanyetik yönden sakıncası olmadığı tespit edilse dahi sitede oturan kişilerin bu yöndeki huzursuzluğu, ev ortamlarında kendilerini güvende hissetmemelerine yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile yapılan müdahalenin men'ine, TR6-07 Yazır 7 Selçuklu adlı trafonun kal'ine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 16.05.2013 tarihli ve 2012/807 Esas 2013/580 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekilince isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinince yapılan inceleme sonucunda; projede öngörülen trafonun korunması, gerekli tedbirlerin alınması gibi hususlarda sorumlu olan yöneticinin davaya dahili sağlanarak trafonun kat sakinlerini rahatsız etmeyecek şekilde bakım ve onarımının yapılması konusunda karar verilmesi yerine tamamen kaldırılmasına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 09.09.2014 tarihli ve 2014/1085 Esas, 2014/1244 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
F. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Mahkemenin 09.09.2014 tarihli ve 2014/1085 Esas, 2014/1244 Karar sayılı direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 28.09.2022 tarihli ve 2022/7207 Esas, 2022/12951 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
G. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 01.02.2023 tarihli ve 2022/(18)5-1022 Esas, 2023/3 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yöneticinin davaya dahil edilmesine gerek olmadığına ilişkin direnme hükmünün onanmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 10.09.2024 tarihli ve 2024/1670 Esas, 2024/2682 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, kararın infaz kabiliyetinin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın istinaf yolu açık olarak verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazda kat mülkiyeti kurulduğu için davacıların aktif husumet ehliyetinin olmadığını, ortak yerlerin kullanımıyla ilgili davayı ancak site yöneticiliği açabileceğini, ayrıca tüm kat maliklerinin oybirliğiyle karar alması gerektiğini, Kanunun verdiği yetkinin kullanılması ve elektrik enerjisine ihtiyaç duyan kamunun üstün nitelikte bir yararının olması hususları dikkate alındığında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak aksi bir kanaatte husumetin müvekkile değil....'a yöneltilmesi gerektiğini,
davaya konu trafonun herhangi bir tehlike arz etmediği, trafonun güncel durumu, yer aldığı hat içerisinde bu zaman diliminde bir değişiklik yapılıp yapılmadığı hususlarının kurumdan müzekkere yolu ile sorulmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 37 nci maddesine göre uygun şartlar sağlandığında transformatörlerin bodrum katlarına konulabileceğini, yapı ruhsatına ait mimari projede de söz konusu trafonun bulunduğunu,
davacıların da rızalarının olduğunu ve mevzuat hükümleri ve mimari projeye göre trafonun siteye ait ortak olan bodrum katta bulunmasında yasal bir engel olmadığının kabul gördüğünü, Mahkemece kısmen kabul kısmen reddi kararına rağmen aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi ve lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, kurum aleyhine hükmedilen harç ve yargılama giderlerinin hesabında da hatalar olduğunu belirterek kararn bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararın ONANMASINA,
Davalı ... Genel Müdürlüğü ve davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6072, K. 2025/11392, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama