KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/6137 E., 2025/17619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3163 Esas, 2025/407 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/298 Esas, 2023/303 Karar
Karar Metni
1.195 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 1127 63... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan trafo yeri karşılığı 416,00 m² taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin taşınmazın değerinin çok altında kaldığını, emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaza değer biçilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesini, belirlenecek bedele kanuni faiz işletilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden reddini, akabinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; irtifak değer düşüklüğü oranının hatalı yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda arazi değerinin yüksek hesaplandığını, emsalin hatalı alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve dayanaksız olduğunu, taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece takdir edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygun emsalin incelenmediğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu konumdaki emsal arsaların piyasa rayiç değerlerinin çok daha yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden belirlenen metrekare birim fiyatının taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, emsal satışlarındaki bedelin düşük olup gerçeği yansıtmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yeterli emsal karşılaştırmasının yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa vasfındaki dava konusu taşınmaza, emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinde, Dairelerine aynı bölgeden intikal eden 1122 00... parsel sayılı taşınmaza ilişkin dosyada Nisan 2022 itibarıyla 2.820,00 TL/ m² değer biçildiği, emsal alınan ve Dairelerinde geçen dosyadaki taşınmaza göre konumu da kıyaslandığında bir isabetsizlik bulunmadığı,
ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 inci maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal karının gereğinin yerine getirilmesi açısından yapılması gereken, taraflar arasında kararlaştırılmış daha yüksek akdi faiz oranı da bulunmadığına göre dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz” oranının uygulaması gerektiği gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile faiz yönünden İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve Bölge Adliye mahkemesince kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ile adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescil kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki husus dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak değerlendirme yapılması gerekir.
Bu itibarla; faize ilişkin olarak davalılar vekillerinin istinafının bulunmadığı ve faizin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan da olmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince faize ilişkin olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi Yargıtay'ın hukukî güvenlik ve hukukî öngörülebilirliğin temini amacıyla içtihat birliğini sağlama görevinin bulunduğu nazara alınarak yapılan değerlendirmeye göre Bölge Adliye Mahkemesince 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas,
2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği gerekçesiyle Mahkeme kararı faiz yönünden düzeltilmişse de dava 01.08.2023 tarihinden önce 16.04.2022 tarihinde açılmış olup Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren
28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) bendinin, (1) numaralı alt bendinden "bu bedele dava tarihinden karar tarihi olan 02.05.2023 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine" kısmının çıkarılması, yerine “ açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması sebebiyle 17.08.2022 tarihinden İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 02.05.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine'' cümlesinin şeklinde yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6137, K. 2025/17619, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama